[Yeni Ses Keşifleri] Glaston

Hiç yorum yok


Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba. Gündem yorgunu ve yılgınıydık. Biraz durmamız, yeni melodileri, satırları ya da şehre dair birktirdiklerimizi sizinle paylşabilmek adına biraz yavaşlamamız gerekiyordu. Ta ki biriktirdikerimizi yazıya dökme isteği yeniden ayaklanana kadar... Şimdi bu süreçte dinleyip gördüklerimizi paylaşma zamanı. 

Zürih ve Basel çıkışlı post rock grubu Glaston ile başlayalım. Büyük olasılıkla adını ilk kez duyduğunuz bu grupla tanışmamız, plak şirketleri Ambulance Recordings'in gönderdiği bilgilendirme sayesinde oldu. (küçük bir not düşelim: yabancı bağımsız plak şirketlerinin gündemi ve sosyal medyayı takip ederek, dil ayırt etmeksizin içerik üreten bloglara ulaşarak bilgilendirmesi muazzam bir çaba. Benzer çabayı bizim müzisyenlerimizin de göstermesi internet üzerinden paylaşılan müzik yığınının içinde kaybolmamalarını sağlayabilir.) 

2013 yılında Selina Maisch, Jake Gutzwiller, Timo Beeler ve David Preissel tarafından kurulan Glaston, ilk EP'leri "Sailing Stormy Waters"ı 2014 yılında çıkarmış. İsviçre'de verdikleri pek çok konserin ardından bizim kendilerini tanıyıp sevmemize vesile olan "Noir" adlı EP'lerini yayınlamışlar. "Noir", melodik zenginliği açısından yer yer Neil Cowley Trio'yu ve Yann Tiersen'in saykedelik parçalarını anımsatıyor. Arka arkaya dinlediğinizde üzerinizde hipnotik ve melankolik bir etkisi var, dinleyiciyi kolaylıkla sarıp sarmalayıp kendi dünyasına çekiyor ve hayal alemine sürüklüyor. 

"Noir", Glaston'un bugünlerde hazırlıklarını sürdürdüğü çıkış albümü için bizi yeterince heyecanlandırdı. Takipteyiz, albüm çıktığında grupla daha uzun bir teşrik-i mesaide bulunacağımız aşikar. 

Dinleme Noktası



Bandcamp

Hiç yorum yok :