[Yeni Ses Keşifleri] Agency ve Dylan Ware

Hiç yorum yok


AGENCY

"Empty Summer Houses" isimli EP'lerini geçtiğimiz günlerde yayınlayan Agency'nin adını ilk olarak She Past Away'in Karga'da verdiği konserin ön grubu olarak sahneye çıktıklarında duydum. O gün isimlerini kenara yazıp, ertesi gün "Empty Summer Houses"ı dinledim ve bingo! İstanbul sahnesinin en çok eksikliğini duyduğu ambient, dans ve post punk türüne yeni kan bulunmuştu.

Sonbaharın son güneşli günlerinde ya da akşam tüm insanların gidip de geriye tek tük insanın kaldığı boş sahiller kadar güzel çok az şey var. O sakinlikte istediğim gibi denize girmek ya da deli gibi koşup oynamak çocukluğumdan beri en çok sevdiğim şeylerden. O sahiller ne kadar güzelse, bir sebeple boş bırakılmış ya da yeni sahibini beklerken tozlanıp duran boş yazlık evlerin hüznü de o kadar iç acıtır. Agency'nin müziğinde de benzer bir hüzün var. Bir yanda yerinde sürekli salınıp durmanı sağlayan nefis dans melodileri, öte yanda arayışlardan, korkulardan ve gemileri yakmaktan dem vuran sözler. Üzerine tok bir vokal ve klavyeden yükselen drama eklenince hayal alemine dalıp gitmemek işten bile değil.

5 şarkılı bu mini albümde "favori" olarak alıp kenara koyabileceğim tek bir şarkı yok. Tüm şarkılar ayrı ayrı öyle sürükleyici ki, tam da bu sebeple dinleyici olarak Agency'den hep daha iyisini bekleme hakkımız doğuyor. Vokalde Numan Kılıç'ı, bassta Karcan Ural'ı, klavyede Batu Çetinkaya'yı ve davulda Mert Akgül'ü ihtiva eden Agency'i takibe almanızı öneriyoruz. Grubun bir sonraki konseri 16 Mart'ta Peyote'de, şimdiden not edebilirsiniz.



DYLAN WARE



İstanbul sahnesinin Yeni Zelandalı müzisyeni Dylan Ware ormanlarla ve doğal güzelliklerle dolu ülkesinden her karışında inşaat yükselen, karmakarışık İstanbul'a gelince ne düşündü bilinmez ama bir süredir burada yaşıyor ve müzik üretiyor.  Ware'in bu zamana kadar yaptığı üç albümden "Dark Wind Songs"un 11 kaydı ve Wolfsongbird'ün kayıtları İstanbul'da yapılmış. 

Ware'in Şubat'ın hemen başında yayınlanan yeni albümü "The Infinity Chamber" adını taşımakta. Ozan-şarkıcı, indie-folk ve folk rock severlerin dinlemelerini önerdiğim kaydın en dikkat çeken parçaları Ware'in İstanbul'daki hemcinslerimi nedense çok ama boş konuşmakla itham ettiği, ama yine de güzel şarkısı "Nothing" ile hem sözleri, hem de yaylıları dahil eden orkestrasyonuyla oldukça dramatik bir yapısı olan "In The Eye".  Ware'in sesinin yumuşaklığından sıyrılıp daha isyankar ve brutal bir tona büründüğü "No Honey" ise bence albümün en iyisi.

Gitar ve çıplak sesle şarkı söyleyip, dinletmeyi başarmak dünyanın en zor işlerinden biri, Dylan Ware de iyi kotarmış. İstanbul sahnesinden yeni müzisyenler keşfetme havanızdaysanız, Ware'in şarkılarına kulak vermek için mükemmel bir gün. Müzisyenin tüm albümleri Bandcamp ve Reverbnation'da bulunuyor.


Hiç yorum yok :