İstanbul'un Marul Bayramı, yeniden!

Hiç yorum yok

Bizans surlarının hemen dibindeki tarihi Yedikule Bostanları'nın adı son günlerde imara açılmasıyla gündeme gelse de, İstanbul'un tarihsel belleğindeki izleri bin 500 yıl eskiye gidiyor.

Asırlar boyunca kocaman bir şehri besleyen ve lezzetiyle dillere destan Yedikule marulunun da evi olan bu kentsel tarım arazisi rantsal dönüşüme yenik düşmenin eşiğinde. Fatih Belediyesi tarafından park alanı yapılacağı söylenen Yedikule Bostanları'ndan bu kadar kolaylıkla vazgeçilmesini kabul etmek istemeyen İstanbullular, bir süredir alanın bostan olarak kalması için mücadele yürütüyor.


Fikir Sahibi Damaklar da İstanbul'un simgelerinden, tadı dillere destan yağlı Yedikule marulunun hafızalardaki yerini tazelemek ve Yedikule Bostanları'nın tarımsal önemini yeniden anımsatmak amacıyla amacıyla şehrin geleneksel bahar şenliklerinden Marul Bayramı'nı yeniden kutlama kararı aldı. "Bin 500 yıllık kentsel tarım alanı Yedikule Bostanları’nı kaybetmenin eşiğinde hırsla, hüzünle burkulmak yerine, itirazımızı kuvvetlendirelim, sırtımızı dikleyelim istedik" diyerek hareke geçen grup, 8-9 Mayıs'ta herkesi bayram kutlamaya çağırıyor! Marul Bayramı'nın detaylarını organizasyon ekibinden Alen Mevlat ile konuştuk.


Marul Bayramı'nı biraz anlatabilir misiniz? Neden kutlanırdı? Neler yapılırdı? 

Marul İstanbul'da farklı kültürlerin, farklı toplulukların bu bölgede kutladıkları bayramların bir simgesi aslında. Örneğin İstanbul Ermenileri'nin kutladığı "Hampartsum" denilen bir bayram var.  Ermenilerin Hristiyanlık öncesi pagan dönemine dek uzanır, insanlar 'niyet' bayramını baharı karşılamak üzere kutlar, kırlara çıkar, şölenler düzenlermiş. Kilise takvimi bu bayramın yerine Hampartsum'u koyar, Paskalya'nın 40'ıncı gününde İsa'nın göğe alınışını kutlar. Yedikule marulu da bu bayramın simgelerindendir.

Mayıs ayı İstanbul'da Yedikule marulunun en güzel, en yağlı olduğu zamandır. İstanbullu kendi coğrafyasının ürününü alır, baş tacı ederek simgesi yapar ve bayramını kutlar. 


1938 yılının Mayıs ayında Cumhuriyet'te yayımlanan bir haber geçti elimize. Haberde marul yataklarının yapıldığı, her yerin marulla dolup taştığı, en büyük marulu kim yetiştirdi gibi yarışmaların yapıldığı bir şenlikten bahsediyor.

Yedikule marulu aynı zamanda Yedikule Lisesi'nin mezunlar gününün de simgesi. Okulun eski mezunları bu yıl marul yiyerek bu bayramı hep birlikte kutlayacaklar.


Fikir Sahibi Damaklar olarak Marul Bayramı'nı yaşatma kararını alma sebebiniz neydi?

Bugün Yedikule Bostanları'na gittiğiniz zaman maalesef Yedikule marulunu bulma şansınız kalmadı. Bunun bir çok sebebi var tabii, ama çoğunlukla ekonomik. Yedikule marulu 60 günde ancak yetişebilen, soğuk isteyen, sıcağı gördüğünde hemen tohum veren ve acılaşmaya başlayan nazlı bir ürün. Aynı sürede bostancı nane, maydanoz gibi ürünlerden üç kere mahsul alma şansına sahip.

İstanbullular Marul Bayramı'na geldiklerinde ne ile karşılaşacaklar?

Marul Bayramı'nda 1,5 gün boyunca farklı noktalarda pek çok etkinlikle karşılaşacaklar. Programda Yedikule marulu üzerine bir panel, Yedikule'de farklı kültürleri tanıyacakları bir gezi, bu civardaki insanların çayırlarda kutladıkları bahar bayramlarını dinleyecekleri bir sohbet, çocuklar için bostanda ekim-dikim atölyesi, tohum takası gibi herkesin ilgisini çekeceğini düşündüğümüz etkinler yer alıyor. Günü eski şenlik yıllarındaki gibi müzik ve bir bahar bayramı yemeğiyle sonlandırıyoruz.

Yedikule marulu gibi İstanbul'a özgü başka tarım ürünleri de var mı? Bunların yok olmaması için neler yapılabilir?

Arnavutköy'ün çileği, Çengelköy'ün bademi, Bayrampaşa'nın enginarı herkesin aklına hemen gelebilecek olanlar. Yok olmaması için bu ürünlerin tohumlarının peşine düşmek gerekir. Tohumları bulduktan sonra adını aldığı coğrafyada evlerde, bahçelerde, mahallede yetiştirmeye çalışmak gerekir. Bu ürünleri ancak bu şekilde bizden sonraki insanlara bu mirası yerinde yaşatmış ve aktarmış oluruz. Gören, tanıyan, tadını ve değerini öğrenen çocuklarımız da bu ürünlere sahip çıkacaktır.


Yedikule Bostanları'nın İstanbul'un kent hafızasında nasıl bir yeri var?

Yedikule Bostanları'nın aşağı yukarı bin 500 yıllık tarihi var. Bu bölge şehre en yakın tarım alanlarından. Kentin gıda ihtiyacının bir bölümünü yüzyıllar boyunca karşılamış. Bugün de yaklaşık 85 bin metrekare alanda şehrin gıda ihtiyacını karşılamaya devam ediyor.  

Yedikule dışında İstanbul'da kaç kent içi bostan kaldı? 

Bu büyüklükte maalesef yok. Neredeyse İstanbul'un her semtinde içinde 'bostan' geçen bir sokak var. Bunların sadece isimleri kalmış.

Umutsuz değiliz, insanlar oturdukları mahallerde bir şekilde küçük de olsa bahçeler, bostanlar yaratmaya çalışıyorlar. Moda Bostanı, Kuzguncuk Bostanı ilk aklımıza gelenler. Mesela Gezi Bostanı' küçücüktü ama gelecek için önemli bir simge oldu!


Marul Bayramı'nı bundan sonra sürekli kutlamayı düşünüyor musunuz?

Bu yıl ilkini düzenleme heyecanı içinde olduğumuz Marul Bayramı'nı sürekli bir hale getirmek, her yıl üzerine bir şeyler katarak devam ettirmek istiyoruz. Marul üzerinden konuşmak istediğimiz o kadar çok konumuz var ki.

Dileğimiz başka grupların da şehirde benzer şenlikler düzenlemeye başlamaları. Bu kadar karamsarlık içinde en azından baharın şehre gelişini şenliklerle kutlamak isteriz!

Marul Bayramı'nın programını Facebook'taki etkinlik sayfasından takip edebilirsiniz.

Hiç yorum yok :