Ane Brun ile Bir Aralık Gecesi...

Hiç yorum yok

Norveçli müzisyen Ane Brun, 2003 yılından bu yana geçen 10 seneye 8 albüm sığdırdı. 'Are They Saying Goodbye', 'I Shot My Heart' ve 'Humming One Of Your Songs' gibi etkileyici şarkıları barındıran akustik albümü 'Spending Time With Morgan'ı çıkaralı 10 yıl olmuş. 2005 tarihli 'A Temprorary Dive', Björk, Múm, Bonnie Prince Billy ve Coco Rosie gibi isimlerle çalışmış prodüktör Valgeir Sigurdsson ile birlikte kaydettiği 'Changing Of The Seasons' ve orkestral düzenlemelere daha çok ağırlık verdiği ve eleştirmenlerce şimdiye kadarki en iyi albümü diye nitelendirilen 'It All Starts With One' bu uzun kariyerin belli başlı dönüm noktaları.  Bu uzun müzik yolculuğunu aynı potada eriten 'Songs' ve 'Rarities' albümlerini de bu yıl dinleyicisiyle buluşturdu. Albüm yapmadığı zaman turneye çıkıyor, turneleri sırasında yeni şarkılar besteliyor ve hiç durup dinlenmeden üretmeyi sürdürüyor. 



Ane Brun'un 'Songs and Rarities' turnesi kapsamında 12 Aralık'ta 3'üncü kez İstanbul dinleyicisiyle buluşacağı haberi geldiğinde çok sevinmiştik. Beklenen gün nihayet gelip çattığında, Aralık ayının belki de en soğuk günlerinden birinde grinin en koyu tonlarıyla boyanmış gökyüzüne rağmen ruhumuzu hiç karartmadan akşam olmasını bekledik. Aralıksız yağan yağmur altında konserin yapılacağı Küçükçiftlik Park'a geldiğimizde kapıda dinleyicilerin oluşturduğu metrelerce uzunluktaki kuyrukla karşılaşınca bir kez daha anladık ki, Ane Brun şarkıları her birimize farklı bir biçimde dokunmuş. Soğuk havaya rağmen alana kurulmuş büyük ve sıcacık bir çadırda konser için yerimizi aldık. Oturmalı düzende gerçekleşen konserin bütün biletleri satılmış ve tek tük boşluklar dışında alan tamamen dolmuştu. 

Konserin açılışını Ane Brun'a bu turnede eşlik eden Alice Boman yaptı. Boman, yarım saat sahnede kaldı ve yalnızca bir klavye eşliğinde şarkılarını seslendirdi. Ane Brun ile dünyayı dolaşmak, henüz daha yolun çok başında olan Boman için güzel bir başlangıç olsa gerek. Önümüzdeki yıllarda güzel sesini daha sık duyacağımıza eminim. 


Alice Boman'dan sonra alamet-i farikası olan akustik gitarı ve muhteşem sesiyle sahnede Ane Brun belirdi ve dinleyicilerin yoğun alkışları arasında yaklaşık 2 saat sürecek dingin performansına başladı. 'It All Starts With One' albümünden 'Do You Remember' ile açılışı yaptıktan sonra 'To Let Myself Go' ile daha konserin en başında ilk gözyaşı damlasını düşürdü. Şarkı aralarında söyleşilerinde arasında özel bir bağ olduğunu söylediği İstanbul dinleyicisiyle hasbıhal etti. Kendisi gibi uzun bir kariyeri olan müzisyenlerin setlist oluştururken nasıl zorlandığından söz etti, şarkılarının öykülerini kısaca anlattı ve İskandinav olmanın ve doğduğu yerin müziğini nasıl etkilediğinden dem vurdu. Sıra bir TV programı için yaptığı 'Big In Japan' coverına geldiğinde o ana kadar son derece sade aydınlatılan sahne bir anda rengarenk ışık noktacıklarıyla doldu ve Brun'un inanılmaz yorumunun etkisini kat be kat arttırdı.'One', 'Changing Of The Season', 'Gillian' ve 'The Puzzle' derken dakikalar nasıl geçti, bilmiyoruz. Ane Brun 'artık bu son şarkılar' diyip sesçisinden ışıkçısına dek tüm ekibine teşekkür ettiğinde sonun yaklaştığını ancak anladık.



Dinleyicinin yoğun alkışları içinde sahneye dönen Ane Brun'un 4 şarkılık bis seansı Beyonce coverı 'Halo' ile başladı. Hiç bir enstrüman çalmadan çıplak sesiyle şarkıya başlayan Brun'a sahnenin arkasına yansıtılan görüntüsüyle  ve çellosuyla Linnea Olsson eşlik etti. 


Ane Brun'un uzun turnesinin sondan bir önceki konserini 'Undertow' ile nihayete erdirdiğinde içimden umarım dışarıda kar yağmaya başlamıştır ve tüm o çamur bembeyaz bir örtüyle kapanmıştır diye düşündüm. Konserin yapıldığı çadırdan çıktığımda yağmurun aralıksız sürdüğünü gördüm.

Kar yağmasa da iyi ki müzik var, hem kibritçi kızlar da belki daha az üşür diye düşünerek paltoma sarıldım ve eve yürüdüm.

Kaçıranlara müjde, Ane Brun bu turne biter bitmez yeni albümünün hazırlıklarına girişiyor. Bu da demek oluyor ki, 2015'te bir kez daha İstanbul dinleyicisiyle buluşacak. O günü merakla bekliyoruz.

Not: Dinleyicilerin rahat oturabildiği ve giriş çıkışların sorun yaratmadığı bir düzenleme yaptığı için İKSV'ye teşekkür etmek gerek.

Hiç yorum yok :