Mor İsyan!

Hiç yorum yok
                                            

                                                                                                                                 
Çeşitli illerde geniş katılımlı eylemler, kürtaj kampanyaları gerçekleştiren ve 40'tan fazla bileşeni olanKürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu’nun çağrısıyla harekete geçen kadınlar, bugün sosyal medya sayfalarını mora boyadılar! "Kürtaj yasakçılarına oy yok" diyen yüzlerce kadın mor kıyafetleriyle çektikleri fotoğraflarını #KurtajYasalHastanedeYasak etiketiyle Twitter ve Facebook sayfalarında paylaştılar. Kampanyaya oyuncu Serra Yılmaz da destek verdi.

Geçtiğimiz günlerde yazılı bir açıklama yaparak hem hükümete taleplerini hatırlatan hem de yasakçılara oy vermeyeceklerini bildiren Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu, doğum kontrol yöntemlerinin yaygın, ücretsiz olarak sunulmasını,  kürtaj hizmetinin kamu hastanelerinde kadınlar için erişilebilir olmasını, kürtaj servislerinin yeniden açılmasını, kürtajda 10 haftalık yasal süreye uyulmasını, yasal sürenin 12 haftaya çıkartılmasını, gebeliklerini sonlandırmak isteyen evli kadınların eşlerinden izin alınmamasını, her kadının duygusal ve fiziksel zorluk yaşamadan nitelikli, sağlıklı koşullarda ücretsiz kürtaj hakkına erişebilmesini, kadınları doğurmaya zorlamak için yapılan baskılara, gebelik testi ile kadınları izlemeye, mahremiyet ihlallerine son verilmesini, tecavüz durumunda oluşan gebeliklerde kadının beyanının esas alınmasını ve kadın isterse gebeliğin sonlandırılmasını istiyorlar.

Beden benim, karar benim, sana ne?

Bugün sosyal medyada kürtaj yasağına dikkat çekmek amacıyla başlatılan fotoğraflı eyleme farklı illerden, yaşlardan, mesleklerden yüzlerce kadın katıldı. Kadınlar fotoğraflarıyla birlikte şu mesajları paylaştı: "Kürtaj yasakçılarına hayır", “Yasakçılara oy yok”, "Kürtaj yasal hastanede yasak", "Kürtaj hakkimiz engellenemez", "Babaannem trajik bir şekilde bebeğini kendi kendine düşürmeye çalışırken öldü", "Ücretsiz, erişilebilir, sağlıklı koşullarda kürtaj hakkımızdan vazgeçmiyoruz!", "Kürtaj hakkımız için bugün mor renkliyiz", "Kamu hastanelerinde ücretsiz, koca izni sorulmadan kürtaj yaptırmak bütün kadınların hakkıdır", "Kürtaj Haktır Platformu'nun eylemine ben de katıldım, mor giydim ve kürtaj yasal ama hastanelerde yasak olmasın istiyorum", "Tayyip annem terliklerinin yüzde 50'sini elinde zor tutuyor", "Yasakçılara oy yok!", "Kürtaj haktır Uludere katliam", "Kürtajı yasaklayamazsınız, beden benim, karar benim, sana ne?", "Anneme kürtaj nedeniyle ölen arkadaşını unutmamaya söz verdim."

Ölecek kadınların yasını tutmak istemiyoruz

17 milyon nüfusa sahip İstanbul'da bile kürtaj yaptırılabilecek hastane sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Doğum kontrol yöntemlerinin kolay erişebilir, ücretsiz ve yaygın olarak sunulmasının devletin görevi olduğunu vurgulayan platform üyeleri "Doğum yapılan her hastanede kürtaj da yapılmalı. Kadının sağlığını tehdit eden, yapılması zorunlu kürtajlarda bile üç hekim raporu isteniyor. Kamu hastanelerinde kürtaj yaptıramayan kadınlar sağlıksız, niteliksiz koşullarda kürtaj yaptırmaya razı oluyorlar. Kadınların cinsel yaşamları devletçe izlenir oldu. Gebelik testlerinden başlayarak takip ediliyorlar ve gebeliklerini sürdürmeleri konusunda psikolojik baskıya uğruyorlar. AKP politikaları nedeniyle ölecek kadınların yasını tutmak istemiyoruz. Bu nedenle de kürtaj yasakçılarına oy vermeyeceğiz" diyor. 

KADINLAR HÜKÜMETTEN NE İSTİYOR?

  • Kürtaj hizmeti kamu hastanelerinde kadınlar için erişilebilir olmalı.
  • Kürtaj servisleri yeniden açılmalı.
  • Kamu ve özel hastaneler kürtajda 10 haftalık yasal süreye uymalı ve yasal süre 12 haftaya çıkartılmalı.
  • Evli kadınların gebeliklerini sonlandırmak istedikleri durumlarda eşlerinden izin istenmemeli.
  • Bütün sağlık kuruluşlarında doğum kontrol hizmeti ve kürtaj hizmeti veren birimler oluşturulmalı.
  • Tıbbi düşük seçeneği de dahil olmak üzere her kadın duygusal ve fiziksel zorluk yaşamadan nitelikli, sağlıklı koşullarda ücretsiz kürtaj hakkına erişebilmeli.
  • Kadınları doğurmaya zorlamak için yapılan baskılara, gebelik testi ile kadınları izlemeye, mahremiyet ihlallerine son verilmeli.
  • Sezaryen kararı başbakanın değil kadının ve hekimin kararı olmalı.
  • Tecavüz durumunda oluşan gebeliklerde kadının beyanı esas alınarak, isteği halinde gebelik sonlandırılmalı. 


Hiç yorum yok :