7 Nisan 2013'te Emek Sineması'nda Ne Oldu?

Hiç yorum yok

Ana akım medyanın bugün Emek Sineması için yapılan eylem ve akabinde gelen polis müdahalesi hakkında ne yazacağı/anlatacağı bilinmez. Bu sebeple, orada bulunanların artık hangi mecrayı kullanıyorlarsa oradan yaşadıklarını anlatmaları; fotoğraf ve videolarını paylaşmaları gerektiği kanaatindeyiz. Biz oradaydık ve gördüklerimizi sizinle paylaşmak, Emek Sineması'nı hayallerden koparmamak, kişiliksiz bir alışveriş merkezine dönüştürülmesine engel olmak ve elbette diğer bütün kentsel dönüşüm mağduru yoksul insanların adına yürütülen bir direnişin devlet eliyle nasıl terörize edildiğini anlatmak isteriz.

Bugün, Emek Sineması başta olmak üzere İstanbul'daki rantsal dönüşümü protesto etmek amacıyla  bir kez daha toplanan sinemaseverler,  Taksim Meydanı'nda toplanarak Emek Sineması'na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca "Emek Bizim, İstanbul Bizim" ve  "Emek'ten Çıkın, Demirören'i Yıkın" gibi sloganlar atıldı. Sinemanın bulunduğu Yeşilçam Sokak'a gelindiğinde polisin sokağın girişini kapatmış olduğu görüldü. Bir hafta önce Emek Sineması'nın kapısının kırılarak içeriye girilmiş olması, moving yöntemi ile "korunarak" taşınacağı belirtilen sinemanın bir yıkıntı haline getirildiğinin belgelenmesi; 5 Nisan Cuma günü de sinema eleştirmeni Atilla Dorsay'ın inşaatta çalışan kimi şahıslarca hırpalanması kamuoyunda ses getirilmiş ve kızgınlık ve derin üzüntü yaratmıştı. Eylemde bu son gelişmelere tepkiler de gösterildi.


Eyleme politik sinemanın ustası Costa Gavras'ın da aralarında bulunduğu bazı sanatçılar da destek verdi. Gavras, “Bu sinemayı yıkmak sosyal ve politik olarak çok büyük bir hatadır. Emek Sineması yaşamalı” şeklinde konuştu. Gavras'ın ardından Ahmet Mümtaz Taylan, Serra Yılmaz, Cem Davran, Erden Kıral gibi sanatçılar söz alarak, Emek'in yıkılmasına tepkilerini dile getirdi. Bu esnada eylemciler de, sokağa ve Emek Sineması'na girmenin en doğal vatandaşlık hakları olduğunu söyleyerek polisle pazarlık yapıyordu.


Kısa bir bekleyişin ardından, polis sokağa girişe izin vermeyeceğini ve eylem dağılmadığı taktirde müdahale edeceğini duyurdu. Yalnızca iki kez duyulan uyarının ardından eylemin başından beri Demirören'in önünde bekletilen panzerden tazyikli su sıkıldı ve biber gazı atıldı. Vatandaşlık haklarını kullanarak kamusal bir alanda demokratik eylem yapma hakkını kullananlar, polis şiddetinden etkilenerek ara sokaklara sığındı. Ancak polis ara sokaklara kaçanlara da gazla müdahale etmeyi sürdürdü. Kalabalıkta yere düşen bazı eylemcilerin polis tarafından tartaklandığı gözden kaçmadı.



Altyazı Dergisi yazarı Berke Göl, Berk Büyüktunca, Özgür İpek ve Mehmet Ferit Aka eylem sırasında gözaltına alındı. Ana haber bültenine yansıyan bir kare, Berke Göl'ün maruz kaldığı polis şiddetini açıkça belgeler nitelikteydi. Eyleme katılanlardan bir grup, karakolun önüne giderek tutuklanan eylemcilere destek verdi. (FIPRESCI'nin olayla ilgili açıklaması için tıklayın.)

Bugün Emek Sineması'nda yaşanan dün Dikmen Vadisi'nde, Sulukule'de, Ayazma Mahallesi'nde, Mevlana Mahallesi'nde, Gezi Parkı'nda, Tarlabaşı'nda ve daha nice yerde yaşandı, yaşanıyor. Yerel ve genel otorite, inşaat şirketleriyle el ele verip, "İnşaat Ya Resulallah" şiarıyla şehrin rant getirecek her alanını gerçek sahiplerinden zorla arındırıyor, sesini çıkaranları da zor kullanarak susturmaya çabalıyor. Unuttukları şey, tüm bu şiddete rağmen asla susmayacak toplumsal bellek. 

Bugün Emek Sineması eyleminde bunu gördük. Her şeye rağmen umudumuzu yitirmiyoruz. 

Costa Gavras'ın konuşması için tıklayın.

Fotoğraflar: Ezgi Aktaş (İlk fotoğraf), Necati Sönmez (2.Fotoğraf) ve Kemal D. Yılmaz.

Hiç yorum yok :