Phronesis: Kalbinizi Çalan Trio

Hiç yorum yok
Phronesis: Ivo Neame, Jasper Hoiby and Anton Eger

Geçtiğimiz yıl IKSV’nin düzenlemiş olduğu İstanbul Caz Festivali kapsamında izleme fırsatını bulduğumuz Phronesis, bu hafta yeniden bizlerle birlikte olacağından daha detaylı bir şekilde tanıyalım istedim çünkü geçen yıl görmediyseniz bu yıl mutlaka görmelisiniz diyorum.  

Phronesis, Kopenhag’lı basçı Jasper Hoiby önderliğinde 2005’te kurulmuş bir caz triosu. Piyanoda Magnus Hjorth ve davulda Anton Eger ile yola çıkan Phronesis, ilk albümü Organic Warfare’i bu kadroyla 2007’de kaydetti. Hafızalardan kolay kolay silinmeyecek melodiler içeren groove katsayısı yüksek bu albümün soundu Estbjorn Svensson Trio ile karşılaştırılsa da, daha o zamandan Phronesis kendi ifadesini bulmuş bir grup bence. (Tarih sırasının tersine albüm dinlemenin faydaları.) Lafı çok uzatmadan devam edelim. Bu albümün ardından 2009’da Green Delay ile piyanist Magnus Hjorth yerini Ivo Neame’e bırakıyor ve kendisinin gruba olan olumlu katkısı ile iyiden iyiye caz dünyasındaki yerlerini sağlamlaştırıyorlar. Bu albümde daha uzun melodiler, daha karmaşık nota dizilimleri ve maceracı bir ruh göze çarpıyor. Üçüncü albüm ise Londra’daki canlı performanslarından birinde kaydedilmiş parçalardan oluşan Alive (2010). Bu turne sırasında Anton Eger’in yerini Avishai Cohen’in basçısı Mark Giuliana almış. O sebeple, her ne kadar eski parçalarını çalıyor olsalar da farklı bir albüm. Bana kalırsa canlı performans her defasında müzisyeni ve dinleyiciyi farklı noktalara taşıyor. Parçalar aynı olsa da, her zaman farklı yorumlanması mümkün. Hele Phronesis gibi enerjik bir gruptan bahsediyorsak sıkılmak mümkün değil. 2011’e geldiğimizde yeni bir albüm geliyor gruptan: Walking Dark. Bu albümün çıkış noktası Hoiby’nin görme özürlü kızkardeşi Jeanette ve ona ithaf edilen bir proje olan “Pitch Black”, yani "Zifiri Karanlık" projesi. Bu turnede grup tüm şarkılarını karanlıkta icra etmiş. Bir başka önemli nokta ise Hoiby’nin bestelerinin yanısıra Ivo Neame ve Anton Eger’in bestelerini de albümde yer alması ki ikisinin de beste kabiliyetinin Hoiby’den aşağı kalmadığını görüyoruz. Phronesis soundunu artık iyiden iyiye oturttukları ve yaratıcılıktan taviz vermedikleri cayır cayır bir albüm.

Stüdyo albümlerinin ötesinde kesinlikle canli dinlenilmesini salık verdiğim gruplardan biri Phronesis. Benim kendimce akustik elektronik dediğim bir  müzik türü yapıyorlar. Elektronik müzik havasında tüm seslerin organik olduğu acayip bir atmosfer yaratıyorlar. Hoiby’nin bas rifflerini takip etmek cidden mümkün değil. O kadar canlı, hızlı, güçlü ve bir o kadar da naif ki, notalar adeta uçuşuveriyor etrafa. Neame melodik altyapıyı oluşturup grubun lirik atmosferini siyah-beyaz tuşlarla yavaş yavaş örüyor. Anton Eger ise Muppet Show’un Animal’ının gerçek hayatta vücut bulmuş hali. O karmaşık ritmlerini ve ataklarını çok yoğun yaşıyor sahnede. Genel olarak birbirleriyle çok uyumlu olduklarından şarkıların özellikle doğaçlamaları ve solo bölümleri bir o kadar şaşırtıcı, duygusal, enerjik ve güçlü. Bu müziğin bir parçası olmak ve Phronesis’in bu güzel yolculuğuna katılmak lazım mutlaka. 

 Phronesis Çarşamba günü (27 Mart) Salon IKSV'de, yakalayın! 

Rahsan K. (aka waxpoeticg)

Hiç yorum yok :