Asıl Arap Baharı : Mashrou Leila

Hiç yorum yok
Mashrou Leila
Mashrou Leila ile geçen yıl tanışmam garip bir şekilde Erik Truffaz sayesinde oldu. Kendisi bir konserinde grubun solisti Hamed Sinno ile çalmış, ben de kimmiş acaba diye araştırırken Sinno’nun grubu Mashrou Leila’yı buldum ve de yaptıkları müzik hoşuma gitti. Bu hafta Salı ve Çarşamba günü (26-27 Mart) Babylon'da konser verecek olan bu grubu siz de biraz tanıyın istedim. 

“Bir gecede yapılan proje” anlamına gelen Mashrou Leila, Beyrut’taki Amerikan Üniversitesi’nde Mimarlık ve Grafik Tasarım okuyan ve çeşitli kültürel ve müzikal geçmişlerden gelen Hamed Sinno, Haig Papazian, Firas Abu-Fakhr, Andre Chedid, Omaya Malaeb, Ibrahim Badr ve Carl Gerges ismindeki yedi genç tarafından 2008’de kurulmuş. Aslında ilk başta adı gibi başlamış, bir projeymiş fakat verdikleri ilk konserin başarısından sonra dinleyenlerin isteklerine ve kendi içlerindeki müzik hevesine karşı koyamayıp devam etme kararı almışlar. 2009’da Lübnan’daki çağdaş müzik yarışmasını kazanıp ilk albümleri Mashrou Leila’yı çıkartmışlar. Daha sonra bunu ikinci albümleri El Hal Romancy takip etmiş. Üçüncü albümleri de çıktı çıkacak.


Yumuşak sesli bir vokalin eşlik ettiği pop, rock, funk ve folk karışımı bir müzik yapıyorlar. Şarkıların çoğu akustik ve düzenlemeleri geleneksel ile modernin hoş bir bileşimi. Çeşitli enstrümanlar ve sesler kullandıklarından biraz teatral bir havaya da sahip. Bestelerin bir kısmı oldukça akılda kalan melodilere sahip ve yerel öğeleri kulağı tırmalamadan müziğin içine yediriyorlar. Eleştirel şarkı sözleri sebebiyle karışıklığa da sebep oluyorlar ülkelerinde. Seksten aşka, savaştan dine, politikadan göçmenlere kadar her konuda – aslında şehir hayatında karşılaştığımız her sorunla ilgili – fikirlerini şarkıları vasıtasıyla dile getiriyorlar ki tüm bunlar da muhafazakarları çileden çıkartmaya yetiyor. Bazı konserlerinde şarkı sözlerini sansürlemeleri bile istenmiş. Bir çeşit “dışlanmışlar” yada “asiler” olarak görülüyorlar ama yine de, her şeye rağmen müzik yapmaya devam ediyorlar ve prensiplerinden ödün vermiyorlar. Hatta Red Hot Chili Peppers’ın Beyrut konserinin ön grubu olmaları teklif edilmiş ki bu da büyük bir uluslararası ve yerel kitleye müziklerini tanıtmak anlamına geliyordu ama Red Hot Chili Peppers’ın daha sonra Tel Aviv’de konser vereceklerini öğrenmişler. İsrail’de olup bitenler kendi hümanist görüşlerine uymadığından bu teklifi reddetmişler. Tüm bu olan bitene rağmen gittikleri her yerde seviliyorlar. 

Ben hiç bir kelimesini anlamasam da müziklerindeki samimiyeti çok sevdim, sizin de seveceğinize eminim.   
  
Rahsan K. (aka waxpoeticg)

Hiç yorum yok :