Manchester’dan taze taze: GoGo Penguin

1 yorum


GoGo Penguin: Grant Russell, Chris Illingworth and Rob Turner

Gözlemlediğim kadarıyla son zamanlarda İngiltere, caz dünyasına yeni isimler hediye etmekten kendini alamıyor. Neil Cowley Trio, Get The Blessing, Roller Trio, Matthew Halsall filan derken geçtiğimiz günlerde GoGo Penguin ile tanıştım. GoGo Penguin Manchester’lı genç caz gruplarından biri. Piyanoda Chris Illingworth, basta Grant Russell ve davulda Rob Turner’dan oluşan GoGo Penguin’in hikayesi hepsinin Manchester’daki Royal Northern College of Music’te okurlarken tanışmalarıyla başlamış. Sonrasında beraber takılıp jam sessionlar yapmışlar ve bir de bakmışlar ki beste yapmaktalar. Nihayet bir gün bir mekanda çalarken, trompetçi Matthew Halsall’ın dikkatini çekmişler ve ilk albümleri “Fanfares”i Halsall’un sahibi olduğu plak şirketi Gondwana Records’tan çıkarmışlar.

İsimleri ne acayip dediğinizi duyar gibiyim. Bu da ayrı bir hikaye. Grant ve bir arkadaşı yardım için yapılan bir açık arttırma gecesine katılır. Hafiften sarhoş olan arkadaşı, o açık arttırmadan sevgilisine garip görünümlü bir penguen alır. Kız pengueni görünce ondan ürküp evinde istemez ve penguen Grant’in evinin yolunu tutar. Grup ilk konserine çağrılınca, haliyle bir isim bulmaları gerekir. “Ne koysak?” diye düşünürlerken, penguenle göz göze gelirler: “Go Penguin” ve ardından da “GoGo Penguin” diyerek isim olayını çözerler.

Piyanonun ön planda olduğu klasik piyano triolarının aksine, GoGo Penguin’de üç enstrüman da ön planda. Albüme bakılacak olursa, GoGo Penguin klasikten dans müziğine, elektronikten caza kadar çeşitli türleri birbirine karıştırmayı seven bir grup. Grupta biri bir şarkı yazdığında diğerleri o şarkının evrilmesine kendi stilleriyle katkıda bulunuyor ve nihayet parça çalına çalına son şeklini alıyor. Etkilendikleri müzisyenler arasında Aphex Twin, Massive Attack, Brian Eno, Debussy, Shostakovich, Lipeti, ama en önemlisi de Estbjörn Svensson Trio (EST) bulunuyor. Özellikle piyanist Illingworth büyük bir EST hayranı ve Svensson’ın bir konserini izledikten sonra aklının başından gittiğini söylemekten geri kalmıyor.

 

Yedi parçalık albümleri “Fanfares” gayet enerjik ve çağdaş bir sounda sahip. Açılış parçası Illingworth’ün Estbjörn Svensson’ın ölümünden sonra yazdığı “Seven Sons of Björn”. Illingworth’ün karakteristik piyano stiliyle, - bence (ve başkalarınca da) yeni Jasper Hoiby olarak görülen- Russell’ın dramatik basları birleşince güçlü bir parça çıkmış ortaya. “Last Words” bir pop balad edasıyla piyanoyla başlayıp,  Turner’ın Aphex Twin esintili, mükemmel vuruşlarıyla kendinizi bir anda drum’n’bass denizinde bulmanızla bitiyor. Tekrar eden bas riffleriyle akustik bir açılışı olan “Unconditional”, hoş bir melodi etrafında dönerek Turner’ın hafif ritmleriyle kendini kayıtsız şartsız size bırakırken, “Fanfares” enerjik ve güçlü bir edayla sizi yerinizden kaldırıp grup üyeleriyle birlikte neredeyse dans etmeye davet ediyor. Turner’ın çok yerinde atakları ile Russel’ın bas rifflerinin sürüklediği “I Am That” ise Illingworth’ün uçuşan akorları eşliğinde, insanı dans pistinden alıp uzayda bir gezintiye çıkarır gibi. Bana kalırsa bir başka EST esintili parça da bu. Pastorius ve Vitous gibi ustalara saygı duruşu yapan uzun bir bas solosuyla başlayıp ortalarda lirik ama hareketli bir parça haline dönüşen “Akasthesia” karanlık bir şarkı. Sebep tabii ki de Illingworh’ün tatlı akorları, Turner’ın lezzetli vuruşları ve Grant’in iyi yoğrulmuş bas riffleri. Kapanış şarkısı “HF” güzel bir melodiyle başladıktan sonra yine biçim değiştiriyor ve Russell’ın arşeyle çalıp elektronik efektlerle süslediği basından süzülen notalarla elektronik bir atmosfere dönüşüyor ve Illingworth ile Turner’ın güçlü ritimleriyle iyiden iyiye bir rock parçası olarak yolculuğun bittiğini haber veriyor. 
 
GoGo Penguin, grup içindeki iletişimi çok iyi olan, her biri enstrümanında başarılı üyelerden oluşan ve deneysel ruha sahip bir trio. “Fanfares” caz dünyasının gelecek vaad eden yenilikçi albümlerinden biri ve bence bu, henüz bir başlangıç. GoGo Penguin böyle çalmaya devam ederse, onların kesinlikle daha iyi işlere imza atacaklarını ve kendi soundlarını çok daha iyi ortaya koyacaklarını çok yakın zamanda göreceğiz. O halde yola devam GoGo Penguin! 

   
Albümü buradan dinleyebilirsiniz.  

  Rahsan K. (aka waxpoeticg)

1 yorum :

Couplhet dedi ki...

güldüm bir parçada, rahatlamanın verdiği birşey.çok yakın hissettim kendimi gruba. çok aşık bir müzik,

yazı için teşekkürler, isim hikayesinde geçen pengueni merak ettim.