Deneysel caz-rock gururla sunar: Roller Trio

Hiç yorum yok


Yeni yılın ilk ayında izleyeceğimiz gruplardan biri de cayır cayır müzik yapan İngiliz caz topluluğu Roller Trio. Adlarını ilk defa bu yılki Mercury Prize adayları arasında görüp meraktan dinlemiş ve kafamda ödülü onlara vermiştim ama o jüride olmadığımı ve ödülü Alt-J’in aldığını farketmem biraz zaman almış olsa da ben bu grubu sevdim.

Roller Trio, tenor saksofon ve elektronik oyuncaklarda James Mainwaring, gitarda Luke Wynter ile davulda Luke Reddin-Williams adlı, henüz yirmili yaşlarının başında üç gençten oluşuyor. Bizim yirmili yaşlarda aklımız beş karış havadaydı, bu gençler ise beş karış müziğe gömülmüşler. Kıskanmadım desem yalan olur. Leeds College of Music’te okurken tanışmışlar ve Mercury Prize’dan önce 2011’de Peter Whittingham Ödülü’nü almışlar. Ağustos’ta kendi isimlerini taşıyan ilk albümlerini piyasaya sürmüşler. Bu arada 2012 MOBO ödülüne de aday gösterildiklerini unutmadan söyleyeyim.

Nasıl müzik yapıyorlar peki? Etkilendikleri isimler arasında Chris Potter’dan Queens of the Stone Age’e, Soundgarden’dan J Dilla’ya kadar geniş bir müzik yelpazesi bulmak mümkün. Kendilerine sorarsanız tam olarak caz yapmıyorlar, işin içinde saksofon var diye caz türüne dahil oluyorlar. Bana kalırsa free jazz dediğimiz tür tam olarak onları anlatıyor. Müziklerinde öne çıkan özellikleri şöyle sıralayabiliriz:

* Bir kere hem geleneksel hem de bir o kadar deneyseller ve bu ikisini aynı potada eritmeyi çok güzel başarıyorlar. Bol elektronik katkılı, doğaçlamaların saykodelik ve deneysel alanlarda gezindiği rock tadında, bazen Hint bazen Latin havası bile duyulabilen cazın geniş alanında yayıldıkça yayılan bir müzik çıkmış ortaya.

* Saksofoncu James’in doğaçlamaları enerjik ve şaşırtıcı. Diğer yandan da nefesiyle, arada sözsüz vokalleriyle yaptığı looplara ek olarak tüm seslerle oynamasını da gayet iyi biliyor. 

* Gitarist Luke ise grubun rock soundunun altını çizenlerden. Zaman zaman bir basçı gibi de hareket eden Luke’un riffleri oldukça akıcı ve coşkulu. Pedal efektli looplar ve droneları ile de göz dolduruyor.

* Davulcu Luke, bana kalırsa hiperaktif bir adam. Vuruşlarını yakalayabilmek zor çünkü ne zaman ne yapacağı hiç belli olmuyor. Yavaş başlayan bir şarkıyı bir anda fırtınaya çevirip, bizi sersemlettikten sonra tekrar normale dönebiliyor. 

* Her biri ayrı telden çalıyor izlenimi bıraksalar da aslında grup içinde çok iyi bir uyum var. Birbirlerine alışıklar ve her ne kadar biz nasıl oluyor deyip dursak da her biri diğerinin ne yapacağını kestirebiliyor ki böyle deneysel müzik yapanlar için bu çok önemli bir nokta.

Bana kalırsa bu grubun ismini ileride daha çok duyacağız ve duymalıyız da. Roller Trio 24 Ocak'ta Salon'da. Kaçırmayın derim. 


Rahsan K. (aka waxpoeticg)

Hiç yorum yok :