Yıkılana Dek Sanat: 'Renovation Tarlabaşı'

2 yorum

Tarlabaşı'nda süregiden değişim hepimizin malumu. Hâlâ bilmeyenler ya da duymayanlar kaldıysa anımsatalım, Tarlabaşı 5366 sayılı “Yıpranan Tarihî Ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması Ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun” kapsamında 2006’da yenileme alanı ilan edildi. Bu süreçten itibaren, Sulukule ile tartışmaya başladığımız "kentsel dönüşüm" kavramını daha yaygın bir alana taşıdı. Kentsel dönüşüm gibi teknik bir ifadenin ötesinde, bölgede yaşayayanların yerinden edilmesi ve şehir merkezine yakınlığı nedeniyle rant değeri yüksek -ve eski sakinlerinden arındırılmış- bir alanın yatırımcıların ilgisine sunulması gibi bir 'soylulaştırma' hareketinden bahsetmek mümkün.


Projeyi yürüten inşaat şirketinin hazırlattığı bir internet sitesine baktığınızda, Tarlabaşı'ndaki 20.000 metrekarelik alana yayılan yenileme faaliyetleri açıklanırken "Tarlabaşı Bulvarı bile suç oranının yüksekliği ve Tarlabaşı’nın çöküntü alanı olmasının getirdiği imaj sorunları yüzünden büyük çaplı ticari aktivitelere ev sahipliği yapamamıştır. Büyük potansiyel taşıyan bu bölge, boş yapıları ve bakımsız sokaklarıyla hafızalarda yer etmiştir." ifadeleri kullanılıyor. Tarlabaşı'ndaki dönüşüm değerlendirilirken, bu ve benzeri ifadelerle somutlaştırılan zorla "yerinden edilme" ve "yoksul insanların barınma haklarının ellerinden alınması" içimizi acıtan olgular olarak en başta yer almaya devam edecek.

Bütün bu süreç devam ederken, Streetart İstanbul Festival kapsamında Tarlabaşı'nda Meryem Ana Kilisesi'nin bulunduğu Karakurum Sokak'ta yer alan birkaç 'terkettirilmiş' apartmanı ve sokağı sokak sanatçılarının eserleriyle bezeyen "Renovation Tarlabaşı" sergisi 16 Eylül'de ziyarete açıldı. Amacı Tarlabaşı'nda yıkıma hazır binalara yeni işlev kazandırılması ve yıkımı biraz daha görünür kılmak olarak özetlenebilecek bu açıkhava sergisinin içeriği Tarlabaşı'nda olup bitene derinlemesine bir bakış getirmediğinden ötürü eleştiriliyor.

Bu binalar yıkılana dek görülebilecek geçici sergiyi küratörü Pertev Emre Taştaban ile katılan sanatçılardan Recep Akar ve Uygar Demoğlu ile konuştuk. 



2 yorum :

Erdem Dilbaz dedi ki...

Bu biraz ilginç; zira anladığım kadarıyla organizasyon belediyenin, yani yıkımı destekleyenin, desteğiyle gerçekleştirilmiş.

Ben sonra oraya vardım fakat dediklerine göre bir grup bu durumu protesto etmek için de oradaymış.

Hoş, hangimiz varlığıyla gentrification/mutenalaşmaya çanak tutmuyoruz ayrı tartışma; böyle de bir sonuç var.

Ezgi dedi ki...

Bu konuyla ilgili böyle bir açıklama var; http://alpesin.blogspot.com/2012/10/sokak-sanat-tarlabasnda-sergi-ve-basmza.html