22.Akbank Caz Festivali: Şehrin Caz Kokteyli

Hiç yorum yok



Bu yıl 22.si düzenlenecek olan Akbank Caz Festivali, Ekim’in gelmesiyle birlikte şehrin havasına bir miktar caz karıştırıyor ve bizi, farklı ülkelerden, farklı türlerden notalarla sarhoş etmeyi düşünüyor. Biz de Alternatif İstanbul olarak bu yılki caz kokteylinden sizleri mahrum bırakmayalım dedik ve bir reçete hazırladık.


Nik Bärtsch’s Ronin

Bu yılın dikkat çekici gruplarından biri Nik Bärtsch’s Ronin. Daha önce Borusan Müzikevi’nde konuk etmiştik onları ve ben gidemediğim için kahrolmuştum. Ne güzeldir ki bu festivalde tekrar karşıma çıkıverdiler. 2001’den bu yana birlikte yola devam eden ”Ronin”in icra ettiği müzik türünü anlatmak biraz zor. Nik Bärtsch “Zen Funk” ya da “Ritual Groove Music” olarak tanımlıyor yaptıkları müziği. Bärtsch parçaların çoğunu notaya döküyor olsa da, canlı performansta yazılan ve yazılmamış olan arasında belirsiz bir çizgi var çünkü konser boyunca müzik durmadan dönüşüyor, evriliyor ve başkalaşıyor. “Less is more” düsturuyla hareket edip esnek, rituelistik ve hipnotik olan kendilerine özgü bu türü, tutkulu ve içten bir şekilde bize sunuyorlar. Nik Bärtsch’s Ronin, 4 Ekim Perşeme günü Babylon'da.


Miles Smiles

Bu yıl festivalde Miles Davis’in yetiştirdiği ya da birlikte çaldığı müzisyenlerden oluşan Miles Smiles da var. Gitar’da Larry Coryell, org ve trompette Joey DeFrancesco, trompette Wallace Roney, davulda Omar Hakim, basta Darryl Jones ve saksofonda Bill Evans’tan oluşan bu grup, ismini 1967 tarihli Miles Davis albümünden alıyor. Miles’ın elektrik caz döneminden etkilenen bestelerinin yanısıra Miles Davis parçalarına ve standartlara da dokunuyorlar. Miles Smiles, 7 Ekim Pazar günü saat 18:00'de Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonu'nda.
 

İbrahim Maalouf 

Lübnan’lı trompetçi İbrahim Maalouf, 50 yıl önce babasının trompete eklediği 4. valf ile arap ezgilerindeki yarım notaları çalabilen farklı bir müzisyen. Son albümü “Diagnostic”te latin ve Balkan müziğinden, hatta heavy metalden etkilenerek bunları oryantal esintili sololarıyla harmanlamış, kişisel ve müzikal yolculuğunu anlatmıştı naif bir biçimde. Siz de bu yolculuğuna ortak olmak istiyorsanız, bir uğrayın deriz konserine. İbrahim Maalouf, 9 Ekim Salı günü saat 22:00'de Garaj İstanbul'da.  
 

Ketil Bjornstad  

Ketil Bjornstad ise klasik caza çağdaş bir yorum getirenlerden. Klasik piyano eğitimi alan Bjornstad, güçlü caz esintisinden etkilenen, doğaçlamaya yatkın bir müzisyen ve aynı zamanda da bir yazar. Genç bir piyanist olan Aksel Vinding’i anlattığı roman üçlemesinin ardından çıkarttığı son albümünün isminin “Vinding” olması pek de şaşırtıcı değil. Bjornstad, yazdığı romanlar gibi müziğini de katman katman örüyor, farklı ruh hallerine bürünüyor, yumuşak yumuşak hikayeler anlatıyor, tatlı bir hüzünle insanı başbaşa bırakıyor.  Ketil Bjornstad, 11 Ekim Perşembe günü saat 20:30'da Caddebostan Kültür Merkezi'nde.  
 

Firewater
  
Son albümü “International Orange”ı İstanbul ve Tel Aviv’de kaydeden Firewater, bas guitarist Tod A. tarafından 90larda kurulmuş ve yedi albümlük geçmişiyle oldukça üretken ve yaratıcı. Bence caz festivalinin en eklektik gruplarından. Skadan reggaeye, çigan kabarelerinden Afrika ritmlerine kadar bir çok farklı müzik türünden etkilenip, alev alev yanan bir müzik yaparken sosyal ve politik mesajlar vermekten de kaçınmıyorlar. Firewater, 12 Ekim Cuma günü saat 22:30'da Babylon'da.  
 

The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble

The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble çok kendine özgü bir sound yakalamış. Operayı andıran vokaller, post-rock elementler, kasvetli dronelar, kaotik ritmler ile dinleyiciyi minimal ve karanlık bir dünyaya davet ediyorlar.  The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble, 10 Ekim Çarşamba günü saat 21:30'da Babylon'da.  
 

Hidden Orchestra
 
Hidden Orchestra'yı canımızın canı Tru Thoughts'dan çıkan "Night Walk" adını verdikleri debü albümleri için çıktıkları turne kapsamında 2011 yılında Babylon'da dinleme şansı bulmuştuk. Kendilerini çok fazla tanımayan bir dinleyici kitlesine çalmalarına karşın, caz, funk, elektronik ve trip hop gibi türlerini bir araya getirdikleri müzikleriyle herkesi kısa sürede etkileri altına almayı başarmışlardı. Sahnede çok enerjik ve sıcakkanlılar, bu da yaptıkları müziğin güzelliğine eklenince doyurucu bir müzik ziyafetini garantiliyorlar. Ekim başında çıkacak yeni albümleri "Archipelago"yu takriben festival kapsamında 5 Ekim'de Babylon'da ikinci kez ağırlanacak grubu kaçırmamanızı öneriyoruz.

   

Gregory Porter

Gregory Porter, son dönemin öne çıkan caz vokali isimlerinden. Öyle yumuşak bir sesi var ki, ilk dinlediğimde “çağdaş Nat King Cole” dedim içimden. Her tür duyguyu rahatlıkla yansıtabilen bir sesi var. Bunun yanısıra söz yazarlığı ve besteleri de hiç yabana atılır gibi değil. 21. Yüzyılın standartları olmaya aday parçalar yapıyor. Dinleyin ve siz karar verin.  Gregory Porter, 11 Ekim Perşembe günü saat 21:30'da Babylon'da.
 

Anchorsong 
 
Bir başka Tru Thoughts müzisyeni Anchorsong (aka Masaaki Yoshida) ise, Tokyo'nun bağrından kopup gelen canlı performanslarındaki yaratıcılık ve sürprizlerle öne çıkan bir müzisyen. Rock, hip hop ve elektronikayı tek başına karıştırırken yaylıların ve piyanonun da yumuşaklığını unutmayarak ortaya güzel bir kokteyl çıkarıyor.  Anchorsong, 5 Ekim Cuma günü saat 23.45'te Babylon'da.
 

Tarifleri verdik, şimdi sıra sizde. İstediğinizi seçip, sonbaharın keyfini çıkarın. Programla ilgili daha ayrıntılı bilgi için tık tık.  

Rahsan K. (aka waxpoeticg)

Hiç yorum yok :