Mick Flannery: Y Kuşağının Tom Waits’i

Hiç yorum yok


Hayli iddialı bir başlık olduğunun farkındayım, hatta “ne cüret” dediğinizi de duyar gibiyim. Serzenişte bulunmadan önce Kuzey İrlanda’nın bağrından kopup gelen Mick Flannery’e bir kulak verin derim.
 
Karşımızda Y kuşağının başı sayılan ’83 doğumlu, müzisyen bir aileden gelmesi ama bununla yetinmeyip müzik ve işletme eğitimi alması sebebiyle hem alaylı hem de okullu bir genç var. Çocuk denecek yaşlarda David Bowie’nin “The Man Who Sold The World” parçasını Kurt Cobain’den dinlerken zihninde şimşekler çakan, midesinde kelebekler uçan Mick, 15’inde o dönemde oturduğu sokakta yaşanan bir cinayeti anlattığı “Mad Man’s Road” isimli şarkıyı yazarak bilfiil müzisyenliğe adım atıyor.
 
İlk albümü Evening Train’i İrlanda’da müzik ve işletme eğitimi aldığı sırada hazırlıyor ve 2007’de piyasaya sunuyor. İkinci albüm White Lies ise hemen bir sene sonra çıkıyor.
 
Eski aşkları sayesinde bol bol kalp ve hayal kırıklığı barındıran sözler ve buğulu ses tonuyla Mick Flannery, dinleyicilerin aklına ilk olarak Tom Waits’i getiriyor. Kendisi de inkar etmiyor zaten Waits’den, Leonard Cohen’den ve Bob Dylan’dan ne kadar da etkilendiğini. Hatta Tom Waits’e  hayranlığını  anlatan bir mektup yazdığını ama asla cevap alamadığını söylüyor. Ama hayallerini Cohen ve Waits’in konser için İrlanda’ya geldikleri 2008 yılında, onlarla aynı sahneyi paylaştığında gerçekleştiriyor.
 
Mick Flannery 4 yıllık aradan sonra 30 Mart’ta üçüncü albümü “Red to Blue” yu müzikseverlerin beğenisine sundu. Albüm için hazırlanan ve BBC Kuzey İrlanda için yapılan söyleşi ve performanslardan oluşan kısa filme ve diğer albümlerden dikkat çeken şarkılara aşağıdan ulaşabilirsiniz. Tom Waits mertebesine erişmesi için kırk fırın ekmeğe ihtiyaç olsa da, bu yolda istikrarlı biçimde ilerlediğini söyleyebiliriz.

Kendisini en kısa zamanda İstanbul gecelerinde de görmek isteriz..

White Lies-Wish You Well- Goodbye- Love in Vain

Hiç yorum yok :