Brett Anderson Artık 'Farklı Bir Yerden' Söylüyor

Hiç yorum yok

Fotoğraf: Ezgi Aktaş (3 Temmuz 2011, İstanbul)
80'lerin sonu, 90'ların başı. Dünya müzik sahnesi, Brett Anderson, Matt Osman ve Justine Frischmann'dan oluşan Suede grubuyla tanışıyor. Bu üçlüye dergideki 'gitarist aranıyor' ilanını gören Bernard Butler katılıyor. Simon Gilbert'in davulcu olarak gruba girmesiyle Suede artık ortalığı kasıp kavurmaya hazır sanıyoruz kiiii, Justine Frischmann'ın Brett Anderson'u terketmesiyle Suede macerası bitiyor ve grup kadınsız kadrosuyla yola devam ediyor ve 90'ların müzik fenomenlerinden biri haline geliyor.

Kuşkusuz Suede'in 90'ların en ilham verici Britpop gruplarından birine dönüşmesinde David Bowie ve The Smiths'in müzikal mirasından fazlasıyla feyz almasının yanı sıra Brett Anderson'ın tartışmasız sahne ışığının etkisi büyük. İnsanların cinsel kimliklerinin kendi hayatlarının fazlasıyla önüne geçtiği bir dünyada Brett Anderson'ın androjen tavırları, sahnede kadın - erkek arası bir cinsiyete bürünerek dinleyicinin aklını karıştırması ve cinselliği ile ilgili belli belirsiz açıklamaları Suede'in müziğini parıltılı ve şaşalı bir glamrock tarzına sürükledi. Cesur şarkı sözleri, yaratıcı metaforlar, Anderson'un hiç kimseye benzemeyen, her tonda farklı bir havaya bürünen benzersiz sesi ve gitar çalmadaki muhteşem yeteneğinin yanı sıra prodüksiyonda da harikalar yaratan Bernard Butler etkisiyle kamçılanan Suede pek çok müzisyeni ve müzik grubuna ilham vererek yükseldi.

Suede kimilerine göre Britpop'un lokomotifiyken, kimilerine göre İngiliz plak şirketlerinin şişirip önümüze sürdüğü kocaman ve renkli bir balondu. Grubun müzikalitesi bir yana dursun, Brett Anderson'un David Bowie, Bryan Ferry ve Steve Morrissey gibi isimlerden etkilenen karizması dinleyicinin aklına kazındı. Ancak Suede'in başarısını sadece Anderson'ın güzelliğine ve sahne ışığına bağlamak haksızlık olur. Suede, suya sabuna dokunmayan popun aksine, zehir gibi metaforlar ve üzerinde kafa yorulacak benzetmeler içeren şarkı sözleriyle toplumsal tabulara, cinsel baskılara, köhne kafalara muhalefet olduğunu gösteriyor ve bunu tam da popüler müziğin istediği gibi yapıyordu: Eğlendirerek.

Suede macerası inişli çıkışlı bir şekilde 2003'e kadar sürdü. Grup dağıldı, birleşti derken 2011'de yeniden bir araya gelerek dünya turnesine çıktılar. Sonrasında yeni bir albüm yapacakları haberi geldi. Sonuçta Suede yoluna devam ediyor bir şekilde. Kimileri "eskisi gibi olmaz, 90'larda kalsalardı iyiydi" diyor, kimileri yeniden biraraya gelebildikleri için mutlu. Brett Anderson ise sadece Suede ile varolmadığını anlatırcasına 2003 yılından bu yana geçen sürede dört solo albüm kaydetti. Bir dinleyici olarak fikrim, Brett Anderson'un olgunluk çağının 2009 tarihli Slow Attack ile başladığı. Yaylı çalgıların ve piyanonun yoğun kullanıldığı, orkestral düzenlemelere ağırlık verilmiş sinematografik sayılabilecek bir albümdü Slow Attack ve Suede sounduna alışık olanların albümden pek de tatmin olmadıkları açıktı. Açık olan bir başka şeyse Brett Anderson'un amacının zaten bu olduğuydu. Yeni ortağı Leo Abraham'la çıktığı yolda "bir başka yerden" sesleniyordu artık müzisyen.

Brett Anderson'un çıktığı o 'farklı yol'un bir sonraki durağı eylül ayının sonunda yayınlanan dördüncü albümü Black Rainbows. Bu albüm, Slow Attack'ın aksine dramla glam arasındaki dengeyi biraz daha tutturmuş gibi görünüyor. Black Rainbows'un bir diğer farkı, gitar düzenlemelerine daha fazla yer verilmiş olması. Brittle Heart, Crash About The Happen, Unsung, This Must Be Where It Ends kişisel fikrimce albümün en iyi yorumlanmış parçaları. Albümde tanıdığımız Brett'e dair ne var derseniz, kelime oyunları, metaforlar, dramatik atmosfer diyebiliriz.

Yeni Brett Anderson'u anlamak için hazır hava sonbaharın tüm klişelerini barındırırken önce 2009 tarihli Slow Attack'ı dinlemek, daha sonra Black Rainbows'dan tadım yapmak iyi olabilir. Anderson'un olgunluk dönemini daha iyi tanımak içinse yeni albümünün tanıtımı için Salon İKSV'de vereceği konser bir fırsat olabilir. İlgilendiyseniz, 14-15 Ekim tarihleri ajandanıza şimdiden yazın deriz.

Dinleme Noktası

Hiç yorum yok :