Sanat Papergirl ile İstanbul'un Dört Bir Yanına Dağılacak

Hiç yorum yok

Papergirl, katılımcı, analog, ticari kaygı taşımayan dağıtım sistemli bir sanat projesi olarak tanımlanıyor. Bugüne kadar 4 kıtada, 12 ülkede ve 26 farklı şehirde gerçekleştirilen proje, 26 Mayıs - 9 Haziran tarihleri arasında İstanbulluların karşısına çıkmaya hazırlanıyor. İstanbul'un herhangi bir köşesinde bir bisikletli elinize rulo haline getirilmiş bir sanat yapıtı tutuşturduğunda şaşı bakıp şaşırmamanız için söyleşimiz emrinizde!
Papergirl nedir? Nerede, hangi amaçla başladı bu hareket? Bu zamana kadar nerelerde gerçekleştirildi?

Papergirl; Amerika’da bisikletlerle gazete dağıtımı yapan “paperboy” lardan esinlenen, kar amacı gütmeyen bir sanat projesidir. Sanatçıları biraraya getirerek, sanatı kamusal alana taşımayı hedefleyen proje ilk olarak Alman sanatçı Aisha Ronniger tarafından 2006 yılında Berlin'de geliştirildi. 5 yıl içinde proje büyük bir başarı ile büyüdü ve global bir genç sanatçı ağı haline geldi. Bugüne kadar Almanya, İngiltere, Romanya, Amerika, Güney Afrika ve Avustralya’nın içinde olduğu birçok ülkede, 26 farklı şehirde gerçekleştirilen proje, her gün başka bir şehrin bu ağa katılmasıyla büyümeye devam ediyor.
Papergirl’ün gazete dağıtıcısı anlamına gelen “paperboy”a bir gönderme olduğunu söylüyorsunuz. Peki bu isim nedeniyle kadın sanatçıların projede daha çok sesinin çıktığı/çıkacağı sonucuna varabilir miyiz ?
Proje böyle bir varsayım ortaya koyma amacında değil. Çünkü projenin asıl öne çıkan değerleri çok katılımcılı olma, analogluk ve ticari kaygı taşımama. Papergirl, herhangi bir ayrımcılık gözetmeksizin bütün sanatçıları projeye “açık çağrı” ile işlerini göndermeye ve projede yer almaya davet ediyor.
Papergirl bu zamana kadar pek çok ülkede ve şehirde gerçekleştirildi. Tüm şehirlerde alınan tepkiler muhakkak birbirinden farklı ve o şehre özgü olmuştur. Biraz Papergirl'ün yolculuğunda karşılaştığınız ilginç olaylardan söz eder misiniz?
Papergirl artık çok geniş bir network halini aldı. Bu nedenle birçok Papergirl etkinliğinin tarihi bir diğer şehirdekiyle çakıştığı için edinilen deneyimler en iyi lokal proje ekibi tarafından biliniyor. Bazen aynı şehir içerisinde farklı bölgelerde farklı tepkiler alınmış. Ancak bunca ülke ve şehir arasında yöneltilen bazı sorular ortak. Bunlar; “Eserleri satın alabilir miyim?” ve “Fiyatları nedir?” gibi sorular. Bunlara verilen cevaplar da şaşkınlıkla karşılanıyor. Çünkü eserler satılık değil ve bir fiyat biçmek söz konusu bile değil. Şimdi ise Mayıs ayında Istanbul’da Papergirl ile ilgili ne gibi sorularla karşılaşılacağı ve nasıl tepkiler alınacağı heyecanla bekleniyor.
Proje sanatın ticarileşmesine karşı bir duruş sergiliyor. Öte yandan, sanatçıların hayatlarını idame ettirebilmeleri için ticari bir boyuta da ihtiyaçları var. Bu ikilemi nasıl yorumlamak gerekiyor? Büyük emek harcanarak ortaya çıkan eserlerin herhangi bir karşılık beklenmeksizin bir başkasına verilmesi sanatçıya ne katıyor?
Bunu en iyi projenin sloganı açıklıyor. “The art of giving art” yani “Sanatı verme sanatı” projeyi en iyi açıklayan ve bu ikilem için düşünülmesi gereken bir ifade. Sanatı o kadar çok sevmek ki, hiçbir karşılık beklemeden onu başkalarıyla paylaşmayı istemek projenin katılımcılarını ve takipçilerini ortak paydada buluşturuyor. Özellikle de alıcının bu beklenmedik hediyeye verdiği tepki görüldüğü zaman çok kıymetli. İşte bu, sanatçının da alacağı paha biçilemez bir karşılık.
Yabancı sanatçıların işlerini de projenin İstanbul ayağında görebilecek miyiz?
Papergirl zaten uluslararası bir proje olduğu için Istanbul ayağı da dünyanın heryerinden katılıma açık. Şimdiye kadar birçok farklı ülkeden gönderi yapıldı. Hatta gelen işlere ve e-maillere bakıldığında yurtdışından katılımın şu an için Türkiye’den daha çok olduğunu söyleyebiliriz.
Projenin uygulanma aşaması için belirlenen mekanlar var mı, yoksa sanatçılar her an her yerde karşımıza çıkabilirler mi?
Gönderilen eserler 26 Mayıs – 9 Haziran 2011 tarihleri arasında Milk Gallery’de sergilenecek. Ancak eserlerin beklenmedik bir şekilde hediye edilmesi, bu tarihler arasında Istanbul’da olanların her an karşısına çıkabilir.
Mayıs ayında başlayacak projenin süreçlerinden bahsedelim istiyoruz. Sanatçılar eserlerini hangi tarihe kadar ve hangi formatta size ulaştırabilirler? Projeye katılacak eserler kimler tarafından belirlenecek? Seçilen eserler ne zaman duyurulacak?
“Papergirl İstanbul”a katılmak isteyen sanatçılar, sanat üretimlerini 10 Mayıs 2011’e kadar Milk Gallery’e gönderebilirler. Yapılan “Açık çağrı” duyurusu ile demokratik bir biçimde projeye katılmak isteyen herkese olanak sağlanmak amaçlanıyor. Bu nedenle seçici bir kurul yok. Gönderilen üretimler, herhangi bir ayrım yapılmadan projeye dahil oluyor. Fotoğraf, kara kalem, kolaj, baskı, illüstrasyon, sticker vb. her formatta ve boyutta işle katılabilirler. Tek kural rulo haline getirilebilir bir malzemeden yapılmış olmaları. Ayrıca işlerden en az iki kopya gönderilsin ki, hem sergide hem de dağıtımda aynı sanatçı yer alabilsin ve bu paylaşım daha çok kişiye ulaşabilsin. Sanat rulolarının gönderim adresi: Milk Gallery Şahkulu Mah. Balkon Çıkmazı No: 8/A Galata / Beyoğlu / İstanbul

Hiç yorum yok :