The Coral: Büyü mü Desek, İlaç mı?

Hiç yorum yok
Yazı: Gökşen Çalışkan

Tarih : 2007’nin son günleri.

Yer : Covent Garden-Totenham Court Road - Leicester Square üçgeninin tam ortasında yer alan Fopp.

Gözlerim vitrindeki "SALE” yazısını görünce yerinden fırlıyor. Londra’da kıt kanaat geçirmenin kitabını yazan ben bir çırpıda dalıyorum dükkana. Fopp, HMV tarafından önce satın alınan ardından da birer birer kapatılmaya başlanan bir müzik-film market zinciri. Hani derler ya krizi fırsata çevirmek mümkün diye. O dönemde Fopp'un yaşadığı kriz Londralıların çoğu için fırsat olmuştu. 1’er 3’er pounda müzik CD’leri ve film DVD’leri bulmanız, binbir ücretli-ücretsiz fanzine, birbirinden başarılı ilüstrasyonların olduğu etkinlik ilanlarına ulaşmanız mümkündü. Şu anda fiyatlar normale döndü mü bilemiyorum. Ama Fopp'un hayata döndüğünü yeni domainden anlıyorum . (foppreturns.com )

Eğer müziğini bilmiyorsam bir grubun, albüm ismi ve kapağından gönlüme göre olup olmadığını az çok çıkarabiliyorum. Fopp'un altını üstüne getirdiğim günlerin birinde The Coral'ın Magic & Medicine albümüne denk geldim.

Bir çocuğun elinden çıkmış gibi, turuncu fonda -grup elemanları olduğunu sandığım- bir dizi ürkütücü karakterin pastel boyayla resmedidiği, aralarına kedilerin, ayın, yağmurun, ağacın ve pikabın serpiştirildiği bir görsel var albüm kapağında.

Bunlar da kimmiş derken Don't Think You Are The First çınlıyor kulaklarımda. O dönemki çalkantılarla "ben kimim ki, ilk olduğumu düşüneyim" triplerine bu sayede giriveriyorum ama ardından gençliğin gazıyla Pass It On diyip kendime geliveriyorum.

Grup bende garip bir şok etkisi yapınca soluğu Fopp'da alıp, diğer albümleri de bir çırpıda topluyorum.

20'li yaşlarındaki Liverpoollu sen-ben-bizim oğlan diye adlandırabileceğimiz eş dost gençlerden oluşan The Coral, 1996'da kurulmasına rağmen sesini 2000'lere kadar duyurmayı pek başaramıyor. Bir kaç dizi ve reklamda kullanılan müzikleri ilk albüm The Coral'ın ardından yavaş yavaş kulaklarda yer edinmeye başlıyor.

Grupla aynı adı taşıyan ilk albüm bu gençlerin ne yapmaya çalıştığını da gözler önüne seriyor. Modern rock tınılarını, 60'ların "saykodelik" pop/rock ve Balkanların dinamik ritimleriyle harmanlayarak kendilerine özgü nefis bir müzik ortaya çıkarıyorlar.

2010 yapımı İngiliz bağımsızlarından Pelican Blood'ın açılışında çalan "Seni düşlüyorum ama seni yanımda istemiyorum" temalı Dreaming Of you, The Coral'ın dünya çapında bilinen hitlerinden biri.

Benim favorilerim arasında ise 2007 çıkışlı Roots and Echos albümünden Jacqueline, Rebecca You, 2010 çıkışlı akustik albüm Butterfly House'dan da albümle aynı ismi taşıyan şarkı ile North Parade yer alıyor.

Gruba yöneltebileceğim tek eleştiri dinlenen tüm parçaların aynı tadı vermeye çok müsait olması, bu zaman zaman dinleyeni yoruyor.

Websitesi

Dinleme Noktası

The Coral - Pass It On

The Coral - Dreaming of You

The Coral - Jacqueline

Hiç yorum yok :