Bir pazar günü yorulan kasetçalarımda Tired Tape Machine çalıyordu

Hiç yorum yok
Sonunun nasıl bittiğini henüz bilmediğim bir masal var elimde..

Hayalet bir çiftin hikayesi. Hayalet diyorum, çünkü yalnızca birbirlerine “birmiş” gibi görünen, birbirlerinin varlığını kabul eden ama bunu görmezden gelen, bu gerçeği öteleyen bir çift. Kendi hayalet yaşamlarında bir arada ama birbirlerinden bağımsız yaşayıp giden bir çift. Hayatlarında ortak olan tek şey yorgun birer kasetçalar ve elbette hayatlarının fonunda durmadan akıp giden müzik. Aradan yıllar geçse, onlar bir türlü bir araya gelemese de aşkları baki. Ve o aşk için en güvenli yer giderek yorulan ve yaşlanan kasetçalarlar.

Garip bir zamanda denk geldim Tired Tape Machine’e. Stockholm’ün soğuk ama insanın içini ferahlatan havasından çıkan gencecik bir grup. İsveç’in benim için şehrine ve şahsına münhasır konumundan etkilendiğimden mi yoksa gerçekten yapılan enstrümantel müziğin etkisinden mi bilmiyorum ama gerçekten dinlerken kendimden geçtiği bir müzik var ortada. Enstrümantel müziğe karşı hep mesafeli durdum ama artık bu önyargıları kırma zamanının geldiği gayet açık.

Tired tape machine, albümleri “Somewhere Safe” size nefis bir masal anlatıyor. Şarkıların her birinin bir öncekini tamamlar nitelikte olması bunun en büyük kanıtı.

“Makinadaki hayaletlerin”(Ghosts in the Machine) sonundaki davul solosunun ardından “Güvenli bir yer”e (Somewhere safe) geçerken ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Masalsı tınılar iniş çıkışlarla parçalar bir araya gelince albüm kusursuz bir bütünlüğe kavuşuyor.

Dinlerken hafiften bir Yann Tiersen’in eski havasını almadım desem yalan olur ama şimdiden böyle bir kıyaslama yapmak Tiersen’i küçümsemek olur. Grup hakkında pek fazla bilgiye ulaşamadım açıkçası, tek bildiğim grup elemanlarından birinin adının Petter Lindhagen olduğu, ki kendisi bir hayli yakışıklı İsveçli bir genç. Biraz araştırmacı gazetecilik yaparak facebook profiline ulaştım, oradan biliyorum.

Myspace dışında resmi bir websiteleri dahi yok. Albümlerini kendi başlarına çıkarmışlar, dağıtımı kendi kendilerine halletmişler.

Albüm bence uzaktan yürümesi gereken bir aşkı anlatıyor. Bir kış günü kısa süreliğine kavuşan hayaletlerin aşkını. Şarkı isimlerini görüp, müziği dinleyince ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Bu yağmurlu ve kasvetli İstanbul gününde herkese iyi pazarlar !

Hiç yorum yok :