Altyazı Askeriyede Sakıncalı Neşriyat

Hiç yorum yok
Altyazı Dergisi'nin 100. sayısında Sinan Yusufoğlu isimli bir okurun gönderdiği bir mektup var. Mektupta, Yusufoğlu askerdeyken kendisine posta ile gönderilen derginin nasıl sansürlendiğini ve kendisine ulaştırılmadığını anlatıyor. Altyazı, bu mektubu blogunda da yayınlamış.

Kısaca alıntılamak gerekirse, Sinan Yusufoğlu mektubunda yaşadığı çarpıcı olayları şöyle aktarıyor; "...İşte tam da elim kolum yara bere içinde, zihnim allak bullak olmuşken; Altyazının 91.sayısı bayilerdeydi ve bu sayıyı küçük karakolumuzun sırası hiç bitmeyen ankesörlü telefonundan Fırat'ı arayarak isteme gafletine düşmüştüm. Bir şeyler okumalıyım, evet burada olmayı unutturan bir şeyler okumalıyım fikriyle elimdeki kitap ve dergileri tüketmiş, ulaşabildiğim arkadaşlardan okuyacak bir şeyler göndermelerini istiyordum. Askerde, dışarıdan gelen ve ''sivil'' olan her şey çok değerlidir. Kitap, dergi, mektup, yemek ve tabii en önemlisi hâkî renkte olmayan her şey. Dergimin bulunduğum küçük karakol binasına gönderileceğini hayal etmek bile garip bir mutluluk yaşatıyordu bana, sanki uzun yıllar kör olmuştum ve gözlerim ansızın açılacak ve yeniden görmeye başlayacaktım hissi içerisinde günlerce bekledim dergimin gelmesini. Şehirden epey uzak olan karakolun küçük nöbetçi kulübesinde bir gece vakti Altyazı'yı okuyacak olmanın sevincini hissettim o an. Askerde böyle ''küçük'' özgürlük anları, insanı oradaki hayata bağlayan en önemli şeydi galiba."

Yazının devamını bu linkten okuyabilir, son dönemde demokratik bir ülkede yaşadığını zannederek düşünce özgürlüğü var diye görüşlerini açıklamaya kalkanlara çektirilen acıyla arasındaki bağı sorgulayabilirsiniz.

Hiç yorum yok :