Prensesin Uykusuyum

Hiç yorum yok
Orada kimse var mı? Lütfen olsun. Çünkü Redd'in 'Prensesin Uykusuyum' şarkısının müzikçalarda kaçıncı dönüşü olduğunu söylesem şaşarsınız. Orada biri varsa beni durdursun. Bir şarkıya takıldığımdan bu yana midemden gırtlağıma yükselen o sıcak hava dalgasını durdursun. Durdursun, çünkü gün başladı. Normal bir insan gibi davranmalıyım.

Geceyarısını geçmiş olsa düşüncelerim bölünmeden, daha derinden duyarak dinleyebilirdim şarkıyı. Ama şimdi... Telefon çaldığında, kapı çaldığında, kediler kavgaya tutuştuğunda, yetiştirmem gereken yazılar varken, dışarıda yağmur sokaktakileri birer canavara çeviriyorken, arabaların fren sesi acı acı ötüyorken, alınmamış tozlar beni bekliyorken müzikçalarda dönen şarkıyı durdurmak zorunda kaldığımda üzülüyorum.

Neden bilmem, inanın bana ille bir şeylere benzetmek niyetinde de değilim ama, Antony and The Johnsons şarkılarını anımsatıyor 'Prensesin Uykusuyum'. Sanırım sözlerinden dolayı. Son zamanlarda dinlediğim en harikulade şey desem, abartmış olmam.

Ya da olurum, bilemiyorum. Bildiğim tek şey, sabahtan beri şarkıyı 11. dinleyişim olduğu. Nasılsa siz alıştınız bu hallerime, benim abartılarımın ve serbest çağrışımımın günahı olmuyor. Şimdi sessizlik lütfen, 12. kez başa alıyorum...

Dip Sos; Şimdi bir de iyi haber. Redd'i canlı dinlemek isterseniz, yarın (28 Ekim) Beyoğlu Hayal Kahvesi'nde yerinizi alın.

Hiç yorum yok :