Müzikli Salı Öyküsü

Hiç yorum yok
'Marcus Miller ile Herbie Hancock konserlerini aynı güne koymak haksızlık.' dedi kız. Yeni uyanmıştı. Dün gece Billie Holiday ile ruhunu yıkamıştı, Edmondo De Amicis ile İstanbul'u tavaf etmişti. Gecenin ilk saatlerinde şöyle bir havaya bakmış, henüz yağmur yağmadığını görerek, çamaşırları dışarıda bırakıp uyumuştu. Uyandığında, o sıkıntılı rüyalar görürken gece boyu süren yağmur yüzünden çamaşırlar sırılsıklam olmuş, kedisi birkaç yere birden kusmuş, gün yeni ağarırken etrafı korna ve fren sesleri sarmıştı. 'Evet' dedi kız içinden, 'Marcus Miller ile Herbie Hancock'un aynı gün konseri olması çok kötü, çünkü ben ikisini de severim.'

Mutfağa yürüdü kız, zehir gibi bir kahve yapmak için. Mutfak masasının üzerinde gece bıraktığı haliyle kapağı açık kalmış kitabı ve bir kase yeşil mandalina duruyordu. Kitabı aldı, okuduğu sayfayı kıvırdı, vazgeçti, bir ayraç koydu ve kapadı. Kaktüse su verdi, saate baktı, içinden bir Yeni Türkü şarkısı dinlemek geçti, 'Deliler'i seçti. 'Delilerden anlar mıyım ki ben acaba?' diye düşündü. 'Keşke anlasaydım. Belki anlıyorumdur...'

'Marcus Miller ile Herbie Hancock'un aynı gün konseri olmasına üzüdüm.' diye düşündü yine kız. İki yıl önceki konserine gidemeyişini anımsadı. Sonra bir sonraki yılki konserine gidemeyişini de. Sonra başka konserlerine gidemeyişine de. Bazı şeylere geç kalıyordu hep. Bir konser, bir film, bir insan bekler miydi onu? Ya da beklese bile, ne kadar bekleyebilirdi?

Mısır ekmeğini naneli yoğurda kahvaltı niyetine karıştırıp yerken 'What's hip?' dönüyordu müzikçalarda. Sonra 'Red Baron'. 'Blast'. 'Milky Way'. 'Tales' 'Sophisticated Lady'. 'Marcus Miller yarın da burada' diye geçirdi içinden kız. 'Herbie Hancock'u zaten dinlemiştim.' diye ekledi. 'Dışarı çıkarsam da evden pek uzaklaşmayayım. Sakin ve güzel Kadıköy'den şaşmayayım. Karga'ya gidebilirim. Doğumgünüymüş hem bugün. Bir elmalı votka, birkaç tanışla hoşbeş. 14 yıl az buz zaman değil Bir barın müdavimi olmayı bazıları dizilerden bilir, biz Kadıköylüler onlardan değiliz.'

Çocukluğunda yaptığı gibi elleriyle gözlerini kapadı kız, karanlıktan sızan azıcık ışığın girdiği türlü şekillere baktı. Düşündü, bunu sıkıldığında mı yapardı, yoksa mutlu olduğunda m? 'İkisi de değil, belki ikisi de' diye hatırladı kız, 'bunu her aklıma geldiğinde yapardım...'

Dip Sos; Bugün çok 'caz' bir salı. Marcus Miller bugün ve yarın Salon IKSV'de, Herbie Hancock sadece bugün Haliç Kongre Merkezi'nde, Patricia Barber İstanbul Jazz Center'da. Fotoğraf, Linda'nın ders verdiği Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Kulübü'nden bir detay.

Hiç yorum yok :