Unut-ma

Hiç yorum yok
Aslında bu yazıya yıllar önce yazdığım bir paragrafla başlayacaktım. Başkası tarafından yazılmış bir filmde bana biçilen rolü oynadığımı, ama filmimin soundtrack'ini tamamen benim belirlediğimi anlatan bir paragraftı. Tabi anlatım dili bu denli sığ değil. Nereye yazdığımı unutmasaydım, su yüzüne çıkaracaktım. Haliyle adına yazı diyemeyeceğim bu paylaşıma unutkanlığımı anlatarak başlıyorum.

Az önce uyumak için odaya gittim. Açık pencereden karşı komşunun radyosunun sesi geldi. Sezen Aksu'dan bir şarkı, geçmişle ilgili. Sözleri az önce aklımdaydı, şimdi uçup gitti. Halbuki, benim hayat soundtrack'im ile ilgili paragraf, o şarkı ve bu gecenin sıkıntısı bir olup küçük bir öykünün bir parçacığını oluşturabilirdi. Oysa ben size oturmuş unutkanlıklarımdan bahsediyorum. Son günlerde unutmak istediklerimi unutamazken, unutmamalıyım dediklerim bir an sonra aklımdan çıkıverdiğini anlatarak sızlanıyorum.

Ne diyordum? Hah, karşı komşunun radyosunda adını anımsamadığım Sezen Aksu şarkısı. 'Sezen Aksu', 'geçmiş' sözcükleriyle güdük bir arama motoru araştırması. 'Lale Devri' çıkıyor ama benim duyduğum değil. Aklım öyle çok bir şeylerden uzaklaşmak istiyor ki, o şarkıyı bulmak için çabalamak bana iyi gelebilir.

Geçen gün küçük ve eski bir sokaktan geçerken mezar taşlarına bakan bir evin penceresi açıktı, perdeleri uçuşuyordu ve içeriden Müzeyyen Senar'ın sesi geliyordu usul usul. Şimdi geceyarısı, yine pencere açık ve Sezen Aksu'nun adını bilmediğim, ama fena halde içinde bulunduğum hali anlatan şarkısı. Şarkıdan bir sözcük daha işte: 'çerçeve'.

'Sezen Aksu', 'geçmiş' ve 'çerçeve' sözcüklerini bir arada yazınca çıkıyor şarkım: 'Eskidendi Çok Eskiden'. 'Hani erken inerdi karanlık / Hani yağmur yağardı inceden / Hani okuldan, işten dönerken / Işıklar yanardı evlerde / Hani ay herkese gülümserken / Mevsimler kimseyi dinlemezken / Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken / Hani herkes arkadaş /Hani oyunlar sürerken / Hani çerçeveler boş / Hani körkütük sarhoş gençliğimizden / Hani şarkılar bizi hanüz bu kadar incitmezken / Eskidendi, eskidendi, çok eskiden...

Hani şarkılar bizi hanüz bu kadar incitmezken. Beynimiz kimi anıları unutmak isteyecek kadar ağır yüklerin altına girmemişken. Eskiden.

Son noktayı koymadan önce tekrarlayayım; asıl yazmak istediğim bu değildi.

Hiç yorum yok :