24 Haziran Perşembe: İstanbul'da Olsaydım, Yapardım

Hiç yorum yok
İstanbul'da değilim, ama olsam bugün şunları yapardım;

- 2-4 Temmuz arasında gerçekleşecek Istancool Festival'e katılacak sanatçılar arasında Hanif Kureishi'yi gördüğümden beri bana bir haller oldu. Kütüphaneden bir kitabını çekip okumanın vaktidir derim ben, Kara Plak mesela. Hem bu yağmura, Haziran mı, Aralık mı olduğunu bilmediğimiz bu tuhaf güne iyi gelir.

- Her ölüm erkendir gerçi ama bazıları içinizi çok acıtır. O'ndan kalanlara sığınır, içinizi sağaltmaya çalışırsınız. Geride kalan sizsinizdir çünkü, yaşamak zorunda kalan da. Hayat size devam etmelidir, öyle derler. Pina Bausch da gittiğinde içimi kanırtanlardandır. Bugün Pina'dan "kalanları" yeniden selamlama günü. İstanbul'da olsam, gün geceye kavuştuğunda soluğu Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde alır, "Nefes"ini bir kez daha tenimde, canımda hissederdim.

- Akbank Sanat'ta Mich Gerber, Kuruçeşme'de Yasmin Levy var dediler. Yasmin Levy aklımda o enfes Mano Suave albümüyle ve Esma Sultan'daki uçuş uçuş konseriyle kalsın isterim. İstanbul'da olsam, Mich Gerber'in 200 yaşındaki kontrbasıyla kurduğu dostluğa tanıklık ederdim.

- Biletix dünün programını e-postama yollamış, kaçırdığım Gotan Project konserini gözüme sokmuş. Ne yalan söyleyeyim, gidemediğim her konser öncesi yağmur fırtına olduğunda içim içime sığmaz, umarım ertelenir derim.Böyle de habis bir faniyimdir. Gotan Project'te işe yaramadı, umudum her nedense gidemeyeceğim gelecek konserlerde. Neyse. İstanbul'da olsam yeni albüm Tango 3.0'ı müzikçalara koyar, koltuğa kurulur, azıcık dinler, çokça hayal kurardım.

- Unutmadan; EFSANE ISTANBUL: Bizantion'dan Istanbul'a Bir Başkentin 8000 Yılı Sergisi'ni ajandama yazdım.

Hiç yorum yok :