Köşesine Aşık Bir Kedi mi Olmalı, Evini Sırtında Taşıyan Kaplumbağa mı?

Hiç yorum yok
Dün gece Kedi Cancan, kapısını kapatıp kitap okuduğum odanın önünde acı acı miyavladı. Meğer odada kendine ışıktan ve sesten uzak bir köşe edinmiş. Ben kapıyı açana kadar takıntılı bir şekilde miyavlamasını sürdürdü. Yanımda daha rahat yatabileceği halde doğrudan köşesine gidip derin bir uykuya daldı.

Kimsenin günün kimi anları dışında girmeye tenezzül etmediği odada kendine ait bir alan yaratan Cancan beni epey düşündürdü. Kedilerin evlerine ve köşelerine bağlılıkları herkesçe bilinen bir gerçek, ancak bu denli bağımsız ve şahsına münhasır yaratıkların bir yere takıntılı bir biçimde bağlanmaları... Düşününce tuhaf bir durum.

Biz insanları düşündüm sonra. Kendimize şehirde rahat ettiğimiz, bir köşeye çekilip kalabalıklar içinde kaybolabildiğimiz mekanlar buluyoruz. Sonra buralar bir nedenle kapanıyor yahut el değiştiriyor. O mekan, artık bizim yerimiz olmaktan çıkıp bize göre kimliğini kaybediyor, belki bir başkası için kimliğine yeniden kavuşuyor. Ne kadar kapısında kedi gibi miyavlasak da, bizim köşemiz artık apayrı bir yer oluveriyor. Sonra biz unutuyor, başka köşeler ediniyoruz kendimize.

İnsan-mekan ilişkisini düşünüyorum. Bir yere, bir eve, bir şehre bağlanmak iyi mi? Yoksa gerektiğinde kabuğunu sırtında taşıyan kaplumbağa gibi arkaya bir an dönüp bakmadan kolayca çekip gitmeyi bilmeli mi?

Günden Notlar;

- İstanbul biz gibi müzik aşıklarını deli edecek kadar verimli bir haftaya hazırlanıyor. Haftadan önce bugün var. "La Cantina" albümüyle beni benden alan Lila Downs bu akşam CRR'de bir konser verecek. Benlik kütüphanemde müziği Lhasa De Sela ile yanyana duran Lila Downs'u yine yeniden İstanbul'da dinleyecek olmanın heyecanı sard beni şimdiden.

- Şu ara sadece bir sırt çantasıyla alıp başımı gitsem, kulağımda Muammer Ketencioğlu'nun Sevdalı Kıyılar ve Balkan Yolculuğu albümleri olurdu.

- Nasıl severim bu şarkıyı. Bu şarkıyı da. Bugün Füsun Önal şarkılarıyla geçecek gibi.

Hiç yorum yok :