Aşk Yine (mi) Ayıracak Bizi?

Hiç yorum yok
Sizi takip eden şarkılar vardır. Sürekli başa sara sara dinlediğiniz şarkılardan söz etmiyorum. Bir şarkı ile her ne sebepten olursa olsun bir bağ kurmuşsunuzdur, sonra araya başka birşeyler girer ve uzun zaman eliniz "çal" düğmesine gitmez. Sonra bir anda radyodan duyuluverir, bir sokak çalgıcının enstrümanından dökülüverir, hatta bütün bunlar bir saatin içinde olur. Şarkıyl aranızdaki o bağa şaşırıverirsiniz.

Benim için Love Will Tear Us Apart öyledir mesela. Ian Curtis'in naifliğini kendimle bağdaştırdığımdan mı bilinmez, bu şarkı her çalışında beynimde sirenler öter. Etraftaki her şey dönüyorsa durur. Duruşumu saygı duruşuna benzer bir hale getirir, her ne yapıyorsam bırakır, sadece dinlerim.

Bir öğrenci evinde, bir takside, bir köşe başında, yarı sarhoş halde bir barda, kalabalıklar arasında, ya da kalabalıklar içinde yalnızken... Love Will Tear Us Apart defalarca çalındı kulağıma. Hatta aynı gün içinde önce bir konserde, sonra bir sokak çalgıcısından, sonra dolmuşta giderken, sonra da evde dinlediğim oldu. Hangi versiyonunu dinlersem dinleyeyim, noktayı hep Ian Curtis'in sessiz çığlık gibi sesiyle koydum.

Yine 1 kadeh bira, 3 kadeh roze şarap ardından Babylon'da Nouvelle Vague dinliyorum. Love Will Tear Us Apart'ın introsu giriyor. Babylon donuyor. Her ne kadar yumuşacık Bossa Nova ritimleriyle yeniden nefeslenmiş olursa olsun, sözler beni bir an için hissiz bırakıyor. Sıra "Just that something so good just can't function no more" sözüne geldiğinde 30 yıl önce dün ışığa karışmış olan Ian Curtis'in şu boktan hayatı ölümüyle çaktığı sağlam tokatla darmaduman edişini düşünüyorum. Ya da hayatın Ian'ı darmaduman edişini. Ian'ın gidişini. Bıraktığı söylenen o notu. Hayatın bizi un ufak edişini.

Love Will Tear Us Apart'ın yer aldığı albümün adının "Permanent" olmasının ironisine takılmıştım eskiden. Ian Curtis ve "permanent" sözcüğü yanyana öyle acıklı duruyordu ki bana göre. Film içinde film hallerde, karanlık ve tekinsiz yerlerde "Love Will Tear Us Apart" ın çalmasının tesadüf eseri olmadığına inanmıştım bir ara, bu gece hatırladım ve yine inandım.

Hiç yorum yok :