Uzun sözün kısası, teneke evlerden beton yığınlarına dönüşen Sulukule'de çingene vatandaşların kentin uzak noktalarına itilmeleri ile başlayan süreç, Allah Kurtarsın Partisi (AKP) yandaşlarınca şimdiden kapışılan betonların dikilmesi ile sürüyor. Darbukalar susuyor, akıllarda Sulukule yıkımının marşı niteliğindeki şu sözler kalıyor: "Rak rak raki / Yaktın bizi TOKİ / Evimden ayırdın / Yuvamdan ayırdın / Yıktın bizi TOKİ / Rak rak raki /Yaktın bizi TOKİ / Karıdan ayırdın / Mahallemden kopardın / Vicdansız TOKİ..."
Hafriyat Karaköy, 6-31 Mayıs tarihlerinde Sulukule'nin dönüümüne dair fotoğrafların yer alacağı bir sergiye ev sahipliği yapacak. Biz akl-ı selim İstanbullulara ise şunu bir kez daha sorgulamak düşecek : Hani şu "normal" insanlar, yani kentin üzerinde güya otorite sahibi olanlar, daha ne kadar çingene, travesti, eşcinsel, sokak hayvanı, sokak insanı veya sokak çocuğu, adı her ne olursa olsun görmek istemediklerini uzaklaştırarak yokolasıca egolarını şişim şişim şişirmeye devam edecek?











