Anasayfa
Röportaj
Pazar Konseri
Kültür
Sinema
Müzik
Konser
Sahne Sanatları
Tiyatro
Opera
Kıtaplar
Mekan
Reklam
İletişim
7 Kasım 2006 Salı
Cide'den Diğer Ayrıntılar
11:08
Fotoğraf
,
seyahat
0 comments
Pazar günü sabah saatlerinde Cide'ye ulaşmış ve hiç uyumadan kahvaltıdan sonra gezinmeye başlamıştık. Zaman da kısıtlı olduğundan Cide'nin her yerini gezmemiz gerekiyordu, bu konuda Necip Enişte'nin ve emektar düldülünün hakkını teslim etmek gerekiyor. Bu son fotoğraflar Cide'ye dair diğer görüntüler.
Cide sırtını yemyeşil ormana dayamış, eteğine de Karadeniz'in adı kara kendi turkuaz sularını almış demiştik ya... Sadece bunlarla da sınırlı değil. Tam ortasında dünya harikası bir kanyon uzanıyor. Yazın kanyonun altındaki derenin buz gibi sularında yüzülebiliyor. Cide'deki bir başka doğal güzellik ise mağaralar.
Dede Evi'nin bahçesinden koparılmış iki leziz elma sahildeki taşların arasında poz verdikten sonra hatır hutur yenildi. Hatıraları bu fotoğrafla sonsuza kadar yaşayacaktır...
Bu bahçenin bütün domates rezervlerini
fındık-fıstık yer gibi
ben tükettim,
lezzeti hala damağımda. Dolmalara, böreğe çöreğe pas vermeyip habire domates kemirdiğimi görenler çok eğlendiler, ben de domates akıllı yapıyormuş, okulu hemen bitirmek için yiyorum dedim, "Ye o zaman evladım, daha çok ye..." dediler öyle diyince. Mmmm...
Hani o meşhur misler gibi kokan defne yaprağı var ya... Fahamet Teyze işte onun dalıyla poz verdi. Bunlardan yol kenarlarında çok var. Ayrıca ben hayatımde ilk kez "Villadin" denen bir yemişten haberdar oldum, dışı kıpkırmızı ve olmamış böğürtlene benziyor, içi ise şeftali renginde ve yumuşak. Bunlar da yol kenarlarındaki çalılardan doğal doğal toplanıp, anında yutuluyor.:)
Dede Evi'nin Pencereleri...
Buna yorum lazım gelmez herhalde, kıtır kıtır yiyelim gitsin. Mmmmm...
Hayatımda ilk kez çöp olmak istedim. Çöpleri buraya boşaltan kamyoncunun dediğine göre Belediye çöp döküm yeri olarak burayı göstermiş. Dünya üzerindeki en şanslı çöpler olarak tarihe geçmeleri an meselesi, manzara enfes. İronik bir fotoğrafla Cide yoluluğumuza noktayı koyalım, daha güzelleriyle yeniden buluşmak üzere.
Cide'ye gidişte ve dönüşte dinlediğim Manu Chao'nun "Clandestino" albümünden Bongo Bong bu postun hemen başında. Kendi çöplüğünde kral olanlara gitsin bu şarkı bakalım.
Bunu E-postayla Gönder
BlogThis!
Twitter'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Sonraki Kayıt
Önceki Kayıt
Ana Sayfa
0 yorum:
Yorum Gönder
Popular
Tags
Blog Archives
izleyiciler
Takibe Alın
Hakkımızda
Follow @alternatifist
İletişim
Haberleşme Grubu
Alternatif Istanbul grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
alternatif istanbul
Yazarlar
Gökşen Ç.
Ezgi
Fisherman
Ozan Ezgi Berberoğlu
Melikcan
linda
waxpoeticg
Blog Arşivi
Blog Arşivi
Ocak (6)
Aralık (4)
Kasım (6)
Ekim (8)
Eylül (1)
Temmuz (5)
Haziran (5)
Mayıs (4)
Nisan (10)
Mart (18)
Şubat (20)
Ocak (32)
Aralık (11)
Kasım (18)
Ekim (15)
Eylül (11)
Ağustos (6)
Temmuz (10)
Haziran (14)
Mayıs (23)
Nisan (18)
Mart (28)
Şubat (19)
Ocak (31)
Aralık (9)
Kasım (10)
Ekim (8)
Eylül (20)
Ağustos (16)
Temmuz (16)
Haziran (20)
Mayıs (7)
Nisan (5)
Mart (4)
Şubat (15)
Ocak (11)
Aralık (3)
Kasım (11)
Ekim (7)
Eylül (11)
Ağustos (13)
Temmuz (6)
Haziran (11)
Mayıs (11)
Nisan (15)
Mart (15)
Şubat (22)
Ocak (23)
Aralık (21)
Kasım (15)
Ekim (22)
Eylül (19)
Ağustos (23)
Temmuz (22)
Haziran (15)
Mayıs (21)
Nisan (35)
Mart (27)
Şubat (28)
Ocak (25)
Aralık (25)
Kasım (25)
Ekim (4)
Eylül (6)
Ağustos (3)
Temmuz (13)
Mart (1)
Aralık (1)
Mart (3)
Şimdi Özetler
Bu da Bizden Olsun
Powered by
Blogger
.
Etiketler
*basın bülteni
(1)
...
(1)
2011
(1)
acid jazz
(1)
akbank caz festivali
(1)
akbank sanat
(1)
aktivist
(3)
albüm
(1)
alışveriş
(3)
alkazar sineması
(3)
alt
(4)
animasyon
(1)
anket
(1)
arild andersen trio
(1)
atlas sineması
(2)
açık radyo
(2)
babylon
(24)
basın bülteni
(14)
bağlantılar
(1)
bedava
(1)
bekarlara
(1)
beleştepe
(3)
benoit corboz
(1)
beyoğlu sineması
(1)
bienal
(4)
bon jovi
(1)
boğaz
(1)
bronx pi sahne
(3)
bu da bizden olsun
(38)
caz
(11)
cemal reşit rey
(1)
cemil topuzlu açıkhava sahnesi
(1)
cirque du soleil
(1)
crr
(5)
denemeler
(7)
dergiler
(2)
dijital medya
(1)
dizi
(1)
documentarist
(1)
elektronik
(1)
emek sineması
(9)
erik truffaz
(1)
erik truffaz quartet
(1)
etkinlik
(4)
evim olur musun
(5)
ezgi'nin tribün notları
(1)
festival
(33)
filmmor
(8)
fimmor
(1)
Fotoğraf
(163)
fuar
(2)
füzyon caz
(1)
gezi
(12)
ghetto
(23)
gökşen
(8)
haber
(17)
hakkımızda
(3)
haliç kongre merkezi
(2)
hatunsal vaziyetler
(35)
hayal kahvesi
(1)
Hayat
(164)
haydarpaşa
(3)
hıdrellez
(1)
iksv
(1)
iksv mobil
(1)
iletişim
(1)
in between
(1)
indie rock
(1)
insan
(1)
interaktivite
(3)
ipad
(1)
ironi
(93)
ispanya
(1)
istanbul
(45)
istanbul 2010
(6)
istanbul caz festivali
(1)
istanbul jazz center
(1)
istanbul modern
(3)
istanbul sahneleri
(1)
İstanbul'un Lezzetleri
(4)
istanbul5
(1)
iş sanat
(1)
jazz
(1)
jeff cole
(1)
John Grant
(1)
kahvaltıda caz
(1)
kısa film
(5)
kitaplar
(51)
kişisel
(1)
konferans
(3)
konser
(189)
kuzguncuk
(2)
kültür-sanat
(198)
lamb
(1)
lhasa de sela
(1)
linda
(2)
mara
(1)
marc erbetta
(1)
marcello giuliani
(1)
mekan
(35)
miller frestival
(1)
mim
(1)
moda
(6)
müze
(2)
müzik
(290)
müzikal
(1)
neyse ne
(1)
otto
(1)
patrick muller
(1)
paul simon
(1)
pazar konseri
(15)
pera müzesi
(2)
performans
(2)
rakı-balık
(1)
redd
(1)
reklam
(1)
reklamın iyisi kötüsü yoktur evladım
(2)
rock n coke
(3)
romeojuliet
(2)
roxy
(2)
Salacak
(2)
salon iksv
(38)
sarkis
(1)
seminer
(2)
sergi
(23)
seyahat
(13)
sinema
(127)
Sivil İnisiyatif
(6)
Sivil İnsiyatif
(102)
sokak
(1)
sokaksanatı
(3)
spor
(1)
studio live
(2)
söyleşi
(6)
tamirane
(2)
tasarım
(11)
the cat empire
(1)
the hall
(1)
the real sky
(1)
tiyatro
(12)
topkapı sarayı
(1)
trip-hop
(1)
trompet
(1)
tünel şenliği
(2)
türk telekom arena
(1)
umut
(2)
yangın
(1)
yasak
(1)
yeni rüya
(1)
yes it's fucking political
(21)
yılmaz güney
(1)
çekmeyin sadece arkadaşız
(1)
çizgi roman
(8)
öykü
(4)
özel günler
(9)
ürün
(1)
üsküdar
(1)
şehrin caz hali
(1)
Objektife Takılanlar
0 yorum:
Yorum Gönder